7 Kasım 2008 Cuma
Rox-Blazers OT 'Roy and Wow'
Utku Abi'den..
40 küsür saniye kala T-Mac basketi çakar, aynı zamanda faul bekler, verilmez, ardından 30 sn kala Roy Aldridge'e pası indirir ancak faulle durdurulur, Aldridge 2 serbest atışı da sayıya çevirip durumu 94-94'e getirir, Rockets sonraki hücumda Brooks ile topu rakip yarı alana taşır, T-Mac hücumu kullanır, sonuç vermez, sonra Roy 1.9 saniye kala sağ çaprazdan ve el üstünden zor bi şutu sokar, Blazers 2 sayı farkla öne geçer, ardından Rockets son molasını alır, gözler T-Mac üzerindedir ancak ona top ulaştırılamaz, panik halinde Yao'ya verilir o da turnaround şutu sallar, girer de, temas olduğu için bir de faul verilir, Yao serbest atışı sayıya çevirir, artık maçın bitimine 0.8 saniye kalmıştır, catch&shoot'a yeteri kadar süre kalmıştır, Blazers son molasını alır, Blake topu oyuna sokacaktır, Roy yarısahanın gerisinden topu kapar döner, bombayı bırakır, cuk diye girmiştir top çemberden içeri, ardından gergin bir bekleyiş , Salvatore bir türlü onayı vermez, didikler de didikler, ama o da gerçeği kabullenir, gün Blazers için zafer günüdür, ben de virgül kullanma rekorunu böylece kırarım abi...
Billups #7


Takasın Denver tarafında ise Billups'un 7 numaralı forma giyeceği öğrenildi eski takımında. Daha önce 2 yıl formasını giydiği Nuggets'ta 4 numara ile oynamıştı Billups.
McDyess hakkında da şu ana kadar net bir açıklaam gelmedi. Denver basına da tanıtmadı yeni oyuncusunu. Cidden çıkan dedikodular gibi serbest mi bırakacaklar acaba..?
Iverson ve Billups yeni takımları ile bu akşam ilk defa maça çıkacaklar..
6 Kasım 2008 Perşembe
Mtv Europe Music Awards

Mtv Avrupa Müzik Ödülleri -Ema- bu akşam saibini bulacak. 22.00'da başlayacak ve Mtv Türkiye'nin canlı olarak yayınlayacağı bu gecede yarışacak olan önemli kategorileri aşağıda belirttim..
Aynı zamanda Emre Aydın'da en iyi Avrupa'nın en iyi sanatçısı kategorisinde Türkiye'yi temsil edecek. Emre Aydın geçtiğimiz ay yapılan Türkiye seçmelerinde Sagopa Kajmer, Hayko Cepkin, Hande Yener ve Hadise'yi oylama ile geçerek gecede yarışmaya hak kazanmıştı..
Yılın Albümü
• Alicia Keys – As I Am
• Britney Spears - Blackout
• Coldplay – Viva La Vida or Death And All His Friends
• Duffy – Rockferry
• Leona Lewis – Spirit
2008’in Yıldızı
• Foo Fighters
• Linkin’ Park
• Metallica
• The Cure
• Tokio Hotel
En İyi Şarkı
• Coldplay – Viva La Vida
• Duffy – Mercy
• Katy Perry – I Kissed A Girl
• Kid Rock – All Summer Long
• P!nk – So What
En İyi Yeni Sanatçı
• Duffy
• Jonas Brothers
• Katy Perry
• Miley Cyrus
• One Republic
2008'in En İyi Sanatçısı • Amy Winehouse
• Britney Spears
• Coldplay
• Leona Lewis
• Rihanna
En İyi R&B – Hip Hop
• Alicia Keys
• Beyoncé
• Chris Brown
• Kanye West
• Lil Wayne
En İyi Rock
• 30 Seconds to Mars
• Linkin’ Park
• Metallica
• Paramore
• Slipknot
Prison Break

Prison Break 4.sezonu bu akşam Cnbc-e ekranlarında başlıyor.
Kaç bölüm izlediğimi hatırlamıyorum 4.sezondan 6 yada 7 bölüm izlemişimdir sonrasını da bıraktım tv'den izlemek daha iyi olur diye düşündüm. Bırakmamın nedeni birazda o heyecanı yine yakalayamamış olmam.
Pc'de bozuk görüntü kalitesiyle işin heyecanı kalmıyor. Üstüne bozuk çevirilerde gelince. Cnbc-e'de mükkemmel yapıyor değil ama yine de tv'den izlemek ayrı bir hava katacak. 4.sezonu tekrardan izlemeye başlayıp daha bir anlamak için ve yeniden Prison Break heyecanını yaşamak için ekran karşısında olacağım bu kaşam 21.10'da..
Bu arada 13 Kasım Perşembe gününden itibaren saat 18.10'da pazartesiden perşembeye One Tree Hill'de 4.sezonu ile Cnbc-e ekranlarında yeniden görünecek. Bir an önce 5.sezonu bekliyoruz. Amerika'da 6 bile çıkmış ve sürmekteyken..
5 Kasım 2008 Çarşamba
Allen Iverson #1


Allen Iverson.. 1996 draftının 1 numaralı seçimi. Sixers ile 10 yıllık kariyerinin ardından Denver Nuggets'a takas oldu ancak aradığını bulamadı. İki gün önce ise sürpriz bir takas ile Detroit yolunu tuttu. 13. sezonuna giriş yapan Iverson'un şampiyonluk yakalayabileceği en iyi kadro şu dönemde. Bu şansı azmi ve hırsıyla birleştirirse Pistons içinde onun içinde bir şans olabilir.
Neyse konu şu.. Iverson gerek kariyerinin başından beri Sixers'ta gerekse Denver'da 3 numaralı forma giymiş ve artık o numra ile özdeşleşmişti. Detroit'te şu an Stuckey 3 numaralı formayı giymekte. Önce internet siteleri Ivy'nin 23 giyeceğini yazdı ancak Iverson sürpriz bir şekilde Billups'tan boşalan 1 numarayı almış. Hayırlı olsun diyelim tekrardan yeni takımı..
İnternet Nesli

Facebook olayı iyi güzel ama bazen bu grupların yada Fan Page'lerin haddi hesabı kaçıyor. Bir de üstüne her gün gelen bir ton davet. İnsana bir zaman sonra bıkkınlık yaratıyor bu durum. Lordlar Kamarası adlı blogda sedürt adlı biladerim bu konu hakkında ''İnternet Nesli'' başlığında cidden çok güzel bir yazı yazmış. Kendisinin izniyle burada da yayınlıyorum.. Buyrun;
Çok garip bir nesil yetişiyor dostlarım. İnternet gibi uçsuz bucaksız bir bilgi kaynağı her gencin elinin altında artık. Bilgiye ulaşmak falan müthiş. Lakin garip bir şekilde insanların bilgilenip entellektüel birikimlerinin artması gerekirken, aksine bilgiden uzaklaşan ve de inanılmaz bir hızla yozlaşan garip bir nesil yetişiyor. Okumayan, dinlemeyen, öğrenmeyen, internette birilerinin güdümünde sürüklenen garip bir nesil.
Beni bu yazıyı yazmaya iten en önemli sebepten bahsedeyim sizlere. Facebook denen bir oluşum var hepinizin bildiği. Ben de içindeyim bayadır bu oluşumun. İşte dün gene girdim facebooka. Anasayfada Ali şunu yaptı, Fatma bunu yaptı tadında bir şey çıkıyor hani. İşte orada görüğüm bir cümle beni çok derin düşüncelere sevk etti. "Ayşe became a fan of Atatürk".
Ne kadar garip olmuşuz artık. Atatürk, arkadaşlara hava atmak için internet üzerinden "fan"ı olunan birisi olmuş. Herkes de kabullenmiş bu durumu. Yani insanlara garip gelmiyor. Ayşe'nin de kafası rahat çünkü Atatürk fan club'a üye olarak siyasi duruşunu belli etti, çünkü cumhuriyet değerlerine sahip çıktı. Ayşe'nin kafası rahat çünkü hoşlandığı erkeğe, bak ben de Atatürk seviyorum, böyle modern böyle inanılmaz bir cumhuriyet kızıyım mesajı verdi. Ayşe muhtemelen ilerleyen günlerde çocuk pornosunu msn iletisinin başına çocuk simgesi koyarak protesto edecek. Ayşe muhtemelen kişisel iletisini "ampülü söndürmenin vakti geldi" diye değiştirecek seçimler yaklaştığında. Belki de bir iki sözlük sitesi gezip oradan daha afilli bir tepki cümlesi bulacak kelime esprili falan. Etkileyecek arkadaşlarını. Hoşlandığı erkeğe hem espriliyim gündemi de takip ediyorum, tepkimi de çok pis koyarım mesajı verecek. Vicdanı hep rahat olacak Ayşe'nin. Ayşe muhtemelen hiç gazete okumayacak, Ayşe muhtemelen hiç kitap okumayacak. Arkadaşlarının kişisel iletilerinden ve de forward maillerden takip edecek gündemi. Fanı olduğu Atatürk'ü wall'a yazılanlardan öğrenecek. Belki bir yazı da o yazacak oraya "Atam sen rahat uyu biz yeniden kalkındıracağız bu ülkeyi" diyecek.
Dün cumhuriyetmizin 85. yılını kutladık. Ayşe 85. yılda Atatürk'e fan olarak daha katmerli bir şekilde hissetti bu coşkuyu içinde. Ayşe umutlu ülkeyi kurtaracaklarından. Ben mi? Umudumu kesmek üzereyim.
Diyecek söz yok hakikaten. Bu güzel yazı için tekrar teşekkürler.
Diyecek söz yok hakikaten. Bu güzel yazı için tekrar teşekkürler.
4 Kasım 2008 Salı
Iverson-Billups Takası Hakkında

Sezona başlayalı daha bir hafta olmadı lan.. N'oluyoruz.. Dün ortalık sakindi pc'yi kapattığımda az önce bir açtım ki ne göreyim. Iverson Denver'dan Billups ve Mcdyess karşılığında Detroit'e takas olmuş. Hoppalaa!! Cidden nerden çıktı diyesi geliyor insanın. Neyse iki takım açısından da bakalım biz duruma..
Şimdi Denver'da nbu sezon bir Iverson hamlesini bekliyorduk cümbür cemaat ama bu biraz erken oldu gibi.. Böyle bir takas olanağı vardı neden sezon başlamadan işi bitirmediniz de bu zamana bıraktınız. Neyse konuyu dağıtmayalım.. Denver'dan bir Iverson hamlesi bekleniyordu nihayetinde kontratı bu sene sonunda bitecek olan Iverson'u takımdan göndermek ve karşılığında da ele avuca gelir birşeyler almayı planlıyorlardı.
Detroit cephesine baktığımızda şöyle bir durum var. Yaşlanmaya yüz tutmuş bir kadro ancak arkasında genç ve yetenekli oyuncularıda kadrosunda barındıran bir kadro mevcut. Detroit'te takas dedikoduları hep vardı yaz boyu ancak bir hamle göremedik. Demek ki bi yerde patlıyor ki Iverson'u Pistons forması ile izleyeceğiz bu sezon.
Yazın neler neler konuşuldu.. McGrady'nin Pistons dedikoduları çıktı. Odom'un Prince karşılığı dedikoduları çıktı. Yine Prince karşılığı Al Harrington ve Golden State'ten Baron Davis dedikoduları çıktı. Yani burdan da görüyoruz ki Detroit bu yapıda bi düzenlemeye gitmek istiyordu. Onca çıkan dedikodu boş değilmiş bugün gördük bunları.
Bütün bu olanlar doğrultusunda Iverson = Billups + Mcdyess + Samb takası gerçekleşti.

Takasa öncelikle Detroit açısından bakalım;
*Şimdi öncelikle Detroit Iverson'u kadroya katmakla Billups'un tam zıttı bir oyuncuyu da kadrosuna katmış oluyor. Billups şutu fazla dert etmeyen takımı için oynayan bir guard ve Rip'in gelişiminde en çok payı olan isimlerden biri. Iverson'un gelişi ile beraber takım hücumda Rip'ten çok Ivy'e bakar hale gelecek. Bu Rip'in özellikle son iki yılda yakaladığı verimi düşürebilir.
*Iverson'un takıma gelişi ile bu sezon Pistons'un amacının ne olduğunu da anlamak zor. Şöyle ki ellerinde var olan bir yapı var ve şampiyonluk yolunda gidebilecke potansiyalleri de var. Iverson'un gelişi ile belki kariyerinde hiç yüzük kazanamamış biri olarak hırslı ve istekli bir basketbol ortaya koyarsa Detroit için olumlu bir yıl olabilir.
*Iverson'un takıma katılışının bir diğer açıklaması salary cap'de boşluk yaratılmak istenmesi. Elinde 3 yıllık kontratı bulunan Billups'un gidişi ile bu sezon sonu kontratı bitecek ve Pistons'ta kalıp kalmayacağı meçhul olan Iverson'un kontratından 20 milyonluk düşme ile beraber cap'te bir hayli yüklü miktarda boşluk olacak. En azından 25 milyon civarı bir boşluk olacak. Ki bu boşlukta Stuckey-Rip-Maxiell çevresinde kurulacak olan bir yapıya eklenmesi muhtemel bir yıldız demek oluyor. Ivy yerine guard mid-level'den şutu önemsemeyen bir guard bulunur ve bir yıldız isim de takıma katılırsa 2009/10 yılında Detroit çekirdeğini bozmadan bir kaç yıl daha ligi götürecek bir kadro kuracaktır.
Şimdi Lebron James olayları da konuşulmuyor değil yine ama ben sanmıyorum Lebron için bu hamle yapılsın.
*Takımdaki isimler pek hoşnut olmuşa benzemiyor takas sonrası. Özellikle Rip ve Sheed Billups'u öven açıklamalarda bulundu takasın ardından. Dediğim gibi verimi düşmesi muhtemel bir oyuncu Rip. En azından şu istatistiklerini yakalayamayabilir.
*Şimdi 2009/10 için temel atıyor dedik Dumars için. Takasın akabinde Rip'le kontrat yaptı Dumars. Doğru da bir hamledir. Rip'in üzerine bir takım inşa edilmesi planlanıyor. Son yıllarda gelişimi ile parmak ısırtan bir oyuncu. Eleştriler geldi ama yılmadı ve şu seviyesine ulaştı. Rip sonuna kadar hak etti bu kontratı.
Denver tarafına bakacak olursak;
* Billups'un gelişinden önce Iverson'un gidişinden bahsedecek olursak bu takas en çok Jr Smith ve Melo'ya yaradı kuşkusuz. Öncelikle Jr artık 2 numarada ilk beş olarak başlayacak ve bu sene Smith'in oldukça verimli olmaya başlaması beklenebilir. Melo açısından da tekrar takım kendine kaldı. Tamam takım zaten onundu ama şimdi yeniden Melo'nun Pistons'u diye anılacak. Bir de takas A.Carter'ın pek işine gelmedi. Billups'un gelişi ile dakikaları azalacak adamın.
* Billups takımı derleyip toparlayacak kaliteye sahip. En azından savunma konusunda yadsınmayacka kadar iyi ve dengeli bir isim. Az öncede dediğim gibi şuta fazla önem vermemekle birlikte daha çok Melo ve Jr'a çalışan bir guard olacak. Iverson Denver'a gelince son şutu kim kullanacak gibi soru ve sorunlar sıkça dile getirilmişti. Olası bir durumda kesinlikle Billups'a emanet edilmeli bu el yakan toplar. Tecrübesiyle oldukça katkı sağlayacaktır. Billups lider kişiliği ile de takıma çok şey katacaktır.
*Mcdyess geldi ama kafalarda soru işareti var. Takasın ardından yaptığı açıklamada Denver'da oynamak istemediğini ve kariyerini Pistons'ta sonlandırmak istediğini söylemişti. Yani Denver her an kontratını iptal edip serbest bırakabilir Mcdyess'i. Ama hani olurda takımda kalırsa Nene ve Kenyon gibi bir ikilinin bulunduğu pota altında oldukça verim sağlayacak ve bir üçüncü alternatif olarak bölgeyi sağlamlaştıracaktır.
* Şimdi sorulması gerken soru pek takasla alakası olmasada artık bence şu: Billups ve Mcdyess gibi savunma kimlikli iki isim takıma geliyor. Takımın play-off yapması için önünde bir şans var. Sen yok yere Camby'yi neden gönderdin e be Denver?
Bu arada Detroit'te Stuckey'in 3 numara giymesi ve Denver'da 1 numaralı formayı giymesinden ötürü iki yıldız oyuncuda numaralaının başına 2 eklediler. Billups'ın Denver'da forma numarası 21 olacak, Iverson ise Pistons'ta 23 numaralı formayı giyecek.
Bu arada (#2) Iverson eğer oynarsa Pistons'un önümüzdeki ilk maçı son şampiyon Celtics'e karşı olacak.
3 Kasım 2008 Pazartesi
Ramon Sessions

Geçtiğimiz yıl çaylak sezonunu geçiren Sessions Mart ayının son zamanlarına kadar süre alamamışken sezonun son on maçında toplam 113 asist yapmıştı.
Yukardaki istatistik bu sezon gözlerin ona çevrilmesine neden oldu elbet. Koç Skiles nedense takımdaki guard problemine rağmen ilk iki maçta dakika vermedi Sesions'a.
Önce Raptors sonrasında da dün gece Knicks karşısında ilk beş başladı ve gerçekten ilgi çekici istatistiklere imza atmaya başladı şimdiden.
Nov 1 vs Tor: 12 sayı 2 ribaunt 9 asist 1 top çalma %50 fgm
Nov 2 @ Nyk: 18 sayı 7 ribaunt 8 asist 3 top çalma %47 fgm
Melo Style

Carmlo Anthony 2 maçlık cezasının ardından Cumartesi gecesi oynanan Lakers maçı ile sezona başladı.. Bugüne kadar hep örülü olarak saçını gördüğümüz Melo imajında bir değişikliğe giderek saçlarını kestirmiş. Morrison'dan sonra Melo'da kestirmiş.. Yeni bir yola baş koyunca ilk saçlar mı gidiyor ne oluyor ?
2 Kasım 2008 Pazar
İnenler-Çıkanlar
Her hafta pazar günleri Nba'de haftanın inenler-çıkanlar'nı incelemek istiyorum. Bazı haftalar sarkabilir tabi duruma göre. Bu haftadan başlayalım hemen..Houston Rockets: Artest'in takıma katılması ile daha bir toparlanmış gözüken Rox ilk üç maçından galip ayrılarak Günerybatı'nın zirvesine çıktı. Özellikle takım sağlıklı kalacağı takdirde çok can yakacağını gösterdi ki Yao ve T-Mac'in yanında işin savunma kısmını yapan ve Rox'un savunmasına bir derinlik katan Artest'te bulunuyor.
Los Angeles Lakers: Sezona Portland galibiyeti ile fırtına gibi girdikten sonra yazın en çok konuşulan takımı olan Clippers'ı da devirmeyi başardılar. Son olarak geçen yıl play-off ilk turunda süpürdükleri Denver'ı geçmeyi başararak 3-0 ile sezona giriş yaptılar. Benim ve birçoklarının şampiyonluk adayı Lakers bu sezona oldukça iyi başladı. Birde hemen ekleyeyim Farmar'da üç maçlık dönemde öne çıkan önemli bir isimdi.
New Orleans Hornets: Fikstürleri oldukça zordu. Warriors ve Suns deplasmanının ardından gelen Cleveland maçı. Ama Chris Paul ve ekibi bu zorlu fikstürü kayıpsız atlatmayı başardı üstelik Chandler gibi bir silahının bu maçları benchten seyretmesine karşın. Posey'de bu takımda iş yapabileceğini gösterdi. Gerek Suns gerekse Cavs maçlarında önemli katkılar yaptı..
Danny Granger: Pacers'ta O'Neal takası ve Dunleavy'nin kenarda oturması ile sezon başında da öngörüldüğü gibi Pacers'ı sırtlayan isim olmaya çalışıyor Granger. Detroit karşısında 33 sayı bulmasına rağmen takımı yenilirken dün gece de Celtics karşısında oynadığı iyi oyun ve bulduğu 20 sayı ile takımına galibiyeti getiren isim oldu. Şutunu da geliştirdiği açık..Toronto Raptors: Az kalsın Raptorlardan bahsetmeyi unutuyordum. Sezona çok iyi bir giriş yaptılar. Özellikle O'Neal'ın takıma katılımıyla daha da sertleşen pota altında Chris Bosh geçen sezonlara oranla daha çok boş olan bulabiliyor ve iyi de bir giriş yaptı. Bunun dışında takımda guard pozisyonunu alan Calderon'da takımı çok iyi yönetiyor.

Derrick Rose: Draftın 1 numaralı ismi Rose'da çıkışta olan oyunculardan. Bulls adına ilk beş çıkan ve oynadığı 3 maçta beğeni kazanan Rose ilk beş çıkmaya devam eder ve bu performansını sürdürürse çok yakında süperyıldız seviyesine ulaşacaktır. İki gece önce Boston'da takımı dökülmesine rağmn ayakta kalan tek isim olan Rose dün gece de Memphis karşısında 26 sayı bularak galibiyeti getiren isim oldu.

Greg Oden: Düşenlerede bakmak lazım. Greg Oden henüz bir maç hatta 12 dakika oynamasına karşın benim listemde düşüşte. Hazırlık maçlarında oldukça iyi performanslar sergileyen Oden bir türlü resmi olarak şu ligde oynayamadı. Sezonun ilk maçında 12 dakika kaldıktan sonra sakatlandı ve 2 hafta oynayamayacağı belirtildi. İzlemek istiyorum şu adamı..
Los Angeles Clippers: Sezona yaptığı hamleler ile büyük umutlarla giren Clippers bir türlü galibiyetle tanışamadı bu sezon. Kopuk bir görüntüleri de var.. Baron Davis'in sakatlığı ciddi mi bilemiyorum ama onun da kendine çeki düzen vermesi gerek. Kötü başladılar sezona.
San Antonio Spurs: Zaman Spurs'un lehine işliyor. Ginobili'nin sakatlığı ile sezon başında sarsılan Spurs'te şu ana kadar galibiyetle tanışamadı. Batı'da ciddi rakiplerinden önce Suns'a sonrada Blazers'a kaybeden Spurs Parker ve Duncan'ın iyi oyunlarına rağmen kazanamıyor. Önlerinde bir Dallas maçı var bakalım o nasıl sonuçlanacak?
İnactive List: Koçlarda bu sezon buraya bol bol başvuruyor. Öncelikle D'Antoni Marbury ve Curry'yi kadroya almadı ve bu sezon istediği randımana ulaşamaması durumunda bu ikiliyi gözden çıkarabileceğini belli etti. Bunun dışında pre-season'da da formsuzluğu ile dikkat çeken ve ligin ilk maçında dökülen Sean May'de Larry Brown tarafından İnactive List'e yollanmış..
1 Kasım 2008 Cumartesi
Nba - Gecenin Maçları
Haftasonu şu Nba olayı cidden çok zevkli bir hal alıyor. Bir kere sabah okula gitme derdi yok sorunsuz şekilde izliyorsun maçları. Hoş ben yine geceyi tamamlayamadım ama her maça biraz biraz bakmaya çalıştım.Öncelikle ilk olarak Sixers-Knicks maçını izlemeye başladım ki tamamına yakınını izledim. Öncelikle maç hakkında şunu söylemek istiyorum ki dışardan hücum etmekte Nba'in en kötü takımlarından biri olan Sixers'a karşı içerden bu kadar çok açık verme öküzlüğünü ancak Knicks yapabilirdi herhalde. Elton Brand'i hatta Dalembert'i göklere çıkardılaar. Bir de maçın başından beri ısrarla Brand'ı Zach ile savunma girişimleri var ki aman aman..
Tamam Knicks bu maçta çok çok çok kötü bir yüzdeyle şut atmış ve çemberi dövmekten beter etmiş olabilir ama savunmada bir direnç bekliyor insan. D'Antoni'nin takımıdır hızlı basketbol olacak elbet ama savunma olmadan birşeyleri başarmak imkansız artık.. Guard savunması da akıllara zarar. Sixers guardları istediği gibi maçı yönetti..
Öncelikle Miller fazla gözükmesede ilk çeyrek kritik işler yaptı. Sonrasında ise maçta ibrenin Sixers lehine dönmesini sağlayan Lois Williams ile Willie Green'in resitali başladı parkede. Knicks elbet bunlarada seyirci kaldı. Bu ikili benchten gelerek takıma önemli bir ivme kattı ve farkın açılmasında etkili oldular. Sixers maçı kazanmayı garantilediği üçüncü çeyrekte yine Miller'a başvurdu ve Miller'ın çeyreği domine eden oyunu ile maçın nihayeti belli oldu.
Sixers'ta saydığım isimler dışında Iguodala ve Dalemberti'de beğendim. Brand'in gelişi ile Dre'nin kullandığı toplar biraz sekteye uğramış olabili ama yine elinden gelenin en iyisini sahaya vermeye çalışıyor. Knicks'de ise beğendiğim tek isim pota altında en azından mücadele veren David Lee oldu.
Maçta Sixers adına tek olumsuz not seyirciydi. Bu takımın seyircisiyle arasında birşey var sanacak gören de ama nedense salon dolmuyor. Dolsa da ruh yok.. Hadi Raptors maçında şehrin bir diğer takımının şampiyonluk günüydü gelinmedi maça ama bu maça nedne gelinmiyor. Geçen seneki play-off'larda da hiç iyi bir renk katmamışlardı seyirci olarak.

Boston-Chicago maçına göz atma fırsatı buldum ama sürekli Sixers maçına bakma isteği ve o sıralarda nettende oldukça heyecanlı maçlar takip etmem dolayısı ile sağlıklı veriler elde edemedim. Ama şunu söylemeliyim ki bu takımın savunması bir harika.
Boston'da her ne kadar savunma bir hayli üst seviyede cereyan ettiyse de Bulls'un hücumu da bir hayli düşük seviyedeydi. Tamam rakip iyi savunma yapıyor olabilir ama boş şutlar bile girmemeye başladı Bulls'ta. Gecenin tek istisnai durumu çaylak Rose'du..
Sixers maçının sonucu artık belli olmuşken Kanada'ya uzandım ve müthiş bir heyecan fırtınasına tanık oldum. Son 2 dakikasını takip edebildim Toronto-Warriors maçının lakin buna rağmen Sixers maçında alamadığım o hazzı aldım. Seyirciyi hissettim eminim ki parkedeki oyuncularda hissetmişlerdir. Bosh takımını ipten aldı ve zafere taşıdı. Bu sene yine durdurulması çok zor olacak hele ki yanında Jermaine varken.
Az kalsın unutuyordum Memphis'i.. Yahu bu takım nasıl geri döndü öyle ve nasıl kazandı şu maçı. Orlando'da ne var bilemiyorum sezona çok kötü başladılar. Önce Atlanta şimdide Memphis.. Halbuki uzun süre önde götürdüler maçı ancak Gay ve Mayo'nun performansları maçı dengelemiş son topa kadar getirmiş. Hidayet dün gece gerçekten iyi bir maç çıkarttı ve bu sezonda boş durmayacağını gösterdi. Ancak o son topu kenardan çıkaramamasına anlam veremedim. Suç onda değil elbet ama Magic'de son topu kullanmak adına topu almak için hareketlenen yok. Neden Hedo çıkartıyorsa kenardan.. Eh top Memphis'e geçti maçın kahramanı Gay'de güzel bir buzzer ile galibiyeti söktü..

Bir de Miami'den bahsedeyim. Bir türlü maçı izleyebileceğim link bulamadım bulduklarım da nedense hep başka maç çıktı.. Neyse izleyemedim ama galip gelmemiz güzel olmuş evimizdeki sezon açılışında.
Center olmadan oynuyoruz ama Haslem'de layıkıyla başarıyor pivot işini. İki maçtır takımın en iyi istatistiklerini yapıyor kendince bana göre.. Wade'de değinmek lazım ki artık döndü Wade bunu dün akşam gördük. Nasıl bir maç çıkarmış Wade öyle kardeşim..
27 dakikada 20 sayı 8 asist 4 ribaunt 4 top çalma 4 blok.. Vay be..
Beasley'de ilk beş çıkmasına rağmen fazla süre alamadı ama maç koptuktan sonra uzun süre sahada kaldı ve iyi istatistikler çıkarttı. Bir sözümde Marion'a.. Ne olur böyle devam et be..
İstanbul Büyükşehir Belediye - Trabzonspor / Maç Önü

Haftanın LigTv açısından açılış maçı , Trabzonspor ' un maçıyla olacak . Trabzonspor deplasmana gidiyor demeye bin şahit lazım bu maç için . Kendi sahamız gibi olacak orasıda . Bundan kimsenin şüpheside yok zaten . Daha dün İstanbulspor maçında o statın nasıl dolduğunu hatırlıyoruz . Keza Brugge hazırlık maçında da , hazırlık maçı olmasına rağmen baya taraftar gelmişti . Bunun tek gerekçesi Trabzonspor' dur . Gerçekten seviyor bu takımı taraftarı . Bu maç içinde ciddi girişimler var , en azından bütün Trabzonspor ' lu arkadaşlarım . İstanbul ' dan olsun , Kocaeli 'nden olsun , Sakarya ' da olsun ve diğer çevre illerden olsun oraya akın edecek . Hatta şimdi yoğunlaşmaya başlamıştır Olimpiyat Statının dışı .
Trabzonspor iyi gitmiyor son iki haftadır , doğrudur . Ama bu maçla birlikte tersine dönecektir bu gelişme . Az sonra dile getireceğim bir kaç oyuncunun özellikle formunun yükselmesini bekliyorum ...
Kaleden başlayalım : Tolga ' ya güvenmediğimi beni tanıyan herkes bilir . Açıkcası şuan Trabzonspor kalesine onu geçirmekte intihardır . Galatasaray maçında ve diğer maçlarda gördük . Kaleye kaç tane top geldiyse , neredeyse hepsi gol oldu . Gol olmasının yanında , % 90 ' ında hatası vardı . Böyle bir ortamda Tolga bu işi daha yapamazdı . Şimdi yerinde Tony var . Daha tam anlamıyla kendisini çözemesemde , en azından kalede duruşuyla Tolga ' dan daha çok güven verdiği kesin . Bu yüzden kesin tanımasamda Tony' i . Mesela Antep maçında yediği ikinci gol komedi ama şuan için en iyi tercih . Arkada bir de Onur var . Bu çocuğa dikkat etmek lazım ...
Defansta Cale cezalı . İstikrar abidesiydi . Beğendiğim elemandı . Kendisiyle konuştum , çokta iyi bir insan futbolculuğunun yanında . Yerinde Egemen oynayacak diyorlar . Egemen ' in bu işi yapabileceğini düşünüyorum , o yönden şüphem yok . Göbektede Song - Giray oynayacak . Sağda ise Serkan . Sağ bek konusu ayrı bir konu olmalı . Serkan her ne kadar son haftalarda süper oynasada , oranın adamı değil . Defans hakkında diyeceğim , son haftalardaki hatalardan inşallah arınırlar .
Orta sahada da Hüseyin cezalı , yerine Ceyhun oynayacak . O da Türk futbolu adına bir kazançtır . Gelecekte ismine dikkat edin . Ciddi anlamda ... Henüz tam iyi olmasada , forma giydikçe eksikleride kapanacaktır Ceyhun ' un . Selçuk - Colman oynar onun önünde . Solda Isaac - Sağda Yattara . Tabii ikisinden birini kesip , çift forvete dönebilir yine . Bu durumda Colman sola kayar . Ama benim tercihim çift forvet yerine bu orta sahadır . Forvette Gökhan ' ı kesip , Umut ' u oynatmaktır .
Gelelim oyuncu görüşlerime ;
Yattara - Transfer dedikodusundan beri üç maç oynadı . Ortalıkta hala yok . Ciddi anlamda soru işaretleri var kafamda . Açıkcası net birşey söyleyemiyorum onun için . Bugünkü maç o soru işaretlerini giderecektir .
Gökhan Ünal - 4 gol 4 asistti oynadığı maçlarda ama ben beğenmiyorum onun performansını , Yattara ' da oynayınca adeta 9 kişi oynuyoruz . Kendisi Kayseri ' deki performansına acilen dönmelidir . Özellikle mücadele olarak .
Colman - Ne zaman iyi , ne zaman kötü olacağı belli olmayan oyuncu .
Genel olarak takımda gördüğüm , beğenmediğim üç oyuncuyu değerlendirdim . Sonuç olarak maçı alacağımızı düşünüyorum . Maçtan sonra yine maç hakkında yazımla burada olurum ...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)



