21 Aralık 2008 Pazar

Magic 106-103 Lakers


Şu maça bakınca direk beklentim Howard-Bynum kapışması olurdu. Öyle de oldu. Büyük bir hevesle geçtim tv karşısına ama daha bir dakika henüz dolmuştu ki anladım bu akşam bu ikiliyi nadir yan yana göreceğiz. Ama başka hikayeler girdi işin içine. Nelson-Fisher-Kobe ve son çeyrek performansıyla yine Howard. Cidden güzel ve zevkli bir maç oldu Lakers-Magic maçı.

Bir dakika içinde Bynum'un iki faul alması uzunca bir süre bench yolunu tutacağının göstergesiydi. Heat maçında süres iyiydi ancak top bir türlü ona indirilmiyordu bu maçta ne süre aldı ne de top kullandı. Florida'da zevkli bir maç izlemiş oldu benchten. Sonucun tadını çıkartır artık.

Bynum'un ütüne Howard'ın da faul problemine girmesi ile pota altında sıkıntı çeken Magic bu sıkıntıyı Gortat'ın oyuna getirdiği boyut ile aştı. Gortat benchten oyuna gelerek savunma direnci ile savunması berbat olan Magic'in biraz uyanmasını sağladı. İlk çeyrekte oynadığı kısıtlı dönemde 3 blok yapan Gortat, Howard'ın yokluğunda Lakers'ın boyalı alanı kullanmasına izin vermedi.

Lakers'ta dün gece oynanan Heat maçından beri bir değişiklik olmamış. Takım halinde oynayan bir Lakers'tan ziyade sahada oynayan bir Kobe vardı. İlk yarı muazzam oynadı. Hatta ilk üç çeyrek muazzam oynadı Kobe ama Orlando sonunda ona da çözüm buldu. Son çeyreğin ilk 8 dakikasında skor üretemeyen Kobe son 4 dakikada da yalnızca 4 sayı üretti ve son çeyrek bir hayli suskun kaldı.

Orlando daha ilk periyottan itibaren üçlüklerine başladı. Lewis'in başlattığı üçlük furyasına Hedo ve sonrasında Nelson'da katıldı. Özellikle Orlando 9 sayı geride girdiği ve 1 sayı önde tamamladığı üçüncü çeyrekte tam 6 -yazıyla altı- üçlük buldu. Üçüncü çeyrek tamamiyle Nelson'un çeyreği idi ve 15 sayı ile takımının maçtan kopmamasını sağlayan isimdi.



Nelson'dan bahsetmişken atlamayayım cidden bu Nelson nasıl bir gelişim göstermiş öyle. Orlando adına hücumda çok önemli işler yaptı kendileri. Yüksek yüzdeli şut atan Nelson son çeyrekte Howard'a indirdiği toplarla da beğenimi kazandı. İşin bir de savunma yönünü yapabilse cidden onun hakkında daha iyi düşüneceğim ama Fisher'a inanılmaz alan bıraktı maç boyunca.
Fisher'ın zaten savunma namına bu yaştan sonra aman aman bir olayı yok. Elinden geldiğince yapıyor ama bu geceki Nelson'u da durdurmak zordu cidden. Ama Nelson savunma da Fisher'a karşı hiç etki gösteremedi. İki guard'da hücum yönünde ne kadar iyilerse savunma da kötüydüler bence. Dün gece Kobe-Wade düellosunun ardından Fisher-Nelson biraz yavan gelse de iyiydi sonuçta.

Kobe son çeyrek hakem desteğini arkasına almasına rağmen bir türlü istediklerini gerçekleştiremedi. Kobe'nin çılgınca oynadığı bir gecede Lakers bu maçı 10 sayı önde iken koparamadıysa bunda bir sorun var bence. Orlando maç boyu çok iyi şut attı ve maçın kopmasına izin vermedi.

Faul problemleri ile boğuşan Howard benchte maça iyi konsantre olmuş olacak ki son çeyrek döndüğünde Lakers pota altını duman etti. Dördüncü çeyrek iyiden iyiye kendini farkettiren Howard savunmadkai azmi ve hücumdaki katkılarıyla Magic'in en dikkat çeken ismiydi. Genelde Nelson başta olmak üzere Magic oyuncuları Howard'ı kullanmayı unutur ancak son çeyrek hemen hemen her hücum onun üzerinden oynandı. Nasıl yarar alındığını da uygulamalı olarak görmüşlerdir böylece.

Pietrus'u yeni yıldan önce beklemiyordum ben. Birden ekranda onu görünce sürpriz oldu bana. Daha yüzde yüz hazır değil etkisizdi. Sakatlığı öncesi performansından çok uzaktı ki bana göre fazla da top kullandı. Zamanla ritmini bulacaktır yeniden Pietrus.

Lakers son çeyrek Kobe'nin suskun oyununa rağmen Magic'i kendi silahı ile vurdu. Üçlükler. Son çeyrek Fisher ve Radman ile bulduğu üçlükler ile Orlando'nun maçı koparmasına izin vermeyen Lakers maç sonu üçlükler ile yıkılan taraf oldu. Önce Vujacic'in sonrasında son topta Kobe'nin kaçırdığı üçlükler maçı Magic'e getirdi. Kobe'de iki gece üst üste son topu kullanamamış oldu. Lakers bu sezon ilk kez iki kez üst üste yenildi.

Hiç yorum yok:

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...