24 Eylül 2008 Çarşamba

Ve Nihayet..


Ve nihayet Avrupa Yakası başlıyor bu akşam. Cidden özledik kendisini. Bu senede ayrılan oldu yeni gelen karakterler olacak ama Avrupa Yakası hızını kaybetmeden hatta Ata Demirer'in dönüşü ile hızını daha da arttırarak yoluna devam edecektir.

İlk yılları ne güzeldi dizinin. Tamam fazla yarmıyordu izlerken ama tadı başkaydı. Avrupa Yakası gitgide daha da güzelleşti bence. Esprileri falan bölüm içinde yer alan konuları daha bi ilgi çekici hale geldi sezonlar ilerledikçe. Yani Burhan karakterinin ortaya çıkması ve yontularak son halini almasını izlemek acayip keyif verdi bana..

Bu akşam yeniden başlıyor Avrupa Yakası yeni sezonu ile. Volkan-Burhan kavgaları özellikle merak ettiğim sahneler. Bu sezonda yine ritmini bozmadan devam edecektir Avrupa Yakası.
20.00'da Atv'de..

Hayri Hiçler


Yüksel Aytuğ köşesine bir kez daha Fox'taki Tribün Ateşi'ni taşımış. Yazının ana konusu tabi ki bir kez daha Hayri Hiçler. Bu programı spor programı diye izleenler utansın ve programı bir sirke taşısın.. Yüksel Aytuğ bugünkü köşesinde programla ilgili şu güzel yazıyı yazmış..

45 papyonlu Hayri Hiçler

Televizyon ekranlarının yeni bir "yıldız" kazandığını haftalar öncesinden bu sütunlarda duyurmuştum. Spor yazarı ağabeyim Hayri Hiçler, FOX'taki Tribün Ateşi programını adeta ele geçirdi. Millet her hafta pazartesi akşamları FOX ekranları başına geçip, Hayri Ağabey ne bomba patlatacak diye bekler oldu. Tıpkı benim gibi... Programa papyonla çıkan Hiçler'in ünlü giyim firması Sabri Özel ile anlaşmalı olduğunu, geçen hafta fabrikayı gezdiğini ve kendisine tam 45 adet papyon hediye edildiğini programda kendi ağzından işittim. Hiçler'in bombaları bununla da sınırlı değildi. Meğer Hayri Ağabey yıllar önce hakemlik yapmış ve bir maç sırasında dayak yiyince düdüğünü asıp, hakemliği bırakmış. Faal hakemler, sonunda kendilerini eleştirenler arasında "damdan düşen" birini buldukları için mutlu olmalılar!.. Programda Hayri Ağabey'in Fenerbahçeli Alex'le ilgili olarak ünlü İngiliz menajer Sir Aleks Ferguson'a atfen yaptığı enfes benzetmeye ise bayıldım. Şöyle dedi, yılların spor yazarı: "Fenerbahçe'de Sir Alex Tribüşon var. Bütün defansları açıyor..." Ah bir de avazı çıktığı kadar bağırıp, kulaklarımızı sağır etmese... Bu arada saat 02.45'e kadar uzayan programda 12-13 yaşlarındaki yıldız takımı oyuncularının tribünde olması ve Samet Aybaba'nın 8 yaşındaki bir çocuğu tribünden alıp, koltuğuna oturtması bana göre "ofsayt"tı. Tabii asıl ayıplanması gereken onlar değil, okul zamanı spor programlarını gece yarısından sonraya koyanlardı...

Bucks / New Jersey


Yeni formalar sezon öncesi piyasaya çıkmaya devam ediyor. Milwaukee'nin alternatif forması da görücüye çıkmış. Gayet şık olmuş kırmızı forma. Bucks logosunda da kırmızı renk mevcut zaten. Bana sanki Jefferson'un gelişiyle olan birşey gibi geldi bilemiyorum sizde de öyle bir düşünce oluştu mu? Nets'in de alternatif forması kırmızıydı. Neyse yakışacağını düşünüyorum ben Bucks'a.. Hayırlı olsun..

Orlando'nun Anahtarı



Dwight Howard resmi olarak Orlando'nun anahtarını almış. Resimlerden anladığım kadarıyla yine neşeli tavrını sergilemiş Howard. Bu arada üstündeki forma da yanılmıyorsam Magic'in yeni sezonda giyeceği forma olacak. Çok değişiklik yok ama renk biraz açılmış gibi daha hoş olmuş. Beyaz formada da absürt bir Magic yazısı yerine daha şık bir yazı var.. Howard bu senede göstereceği performansla Magic'in anahtarı olacak.

Kazım Kanat


Kazım Kanat'ın hasta olduğunu biliyordum ve son dönemde kötü olduğunu ancak az önce nete girince gördüğüm haberler beni üzdü. Uzun süredir kansere karşı mücadele veren Kazım Kanat sabah saatlerinde bu mücadeleye daha fazla dayanamamış.. Kazım Kanat'ı kabyettik. Hepimizin başı sağolsun..

Hastahane yatağında yazdığı söylenen son yazısını okuyunca duygulandım. Kazım Kanat zaman zaman sert ama haklı çıkışlar yapar, genelde Beşiktaş üzerine konuşur ve yazardı. Haftada bir Sabah Gazetesi'nde Beşiktaş harici türk sporu hakkında da görüşlerini sunardı. Haklılık payı olurdu olmazdı ama hayatı seven biriydi Kazım Kanat. Üzüldüm cidden aramızdan ayrıldığını okuyunca. Sevenlerinin başı sağolsun..

David Villa Ve Valencia



Valencia İspanya'da birinci şu aralar , averajlada olsa ... Hayırlısı olsun diyelim , severim Valencia ' yı . Özelliklede Villa - Silva ikilisini , bunun için ayrı bir gözle izlerim onların maçını . Valencia 'nın böyle başlamasına sevindim , böyle gitmeyeceği kesin . İlla ki bir yerde bir yere toslayacaklar ama yine de birşeyler var takımda , sıra bütün havayı tekrar toplamaya kalıyor . Aslında azıcık para bulsalar , her şey yoluna mı girecek ne ? Atletico 'da aslında bomba gibi ama bakmayın , 3 hafta sonunda 6 puandalar . Bir yenilgileri var anlayacağınız . Ben bu sene Atletico 'dan çok şey bekliyorum , haberiniz ola ... Yine yazarız La Liga 'yı ...

23 Eylül 2008 Salı

İbrahima Yattara Bilmecesi


Gidecek mi ? Kalacak mı ?

Aniden gelişti herşey . Bugün kampüsten büroya geçtiğimde gördüm haberleri , Katar 'dan istiyorlarmış kara belayı . Verilen para çok iyi . Daha transfer döneminin ortalarında , bir platformda kıyasıya bir tartışmadaydım : Yattara gitsin mi kalsın mı ? Benim düşüncem şöyleydi ; iyi para verildiği taktirde tutmanın bir alemi yok . Kısacası iş bizim kulübe giren paraya bakıyordu . Benim düşündüğüm rakamlar 10 milyon euro'ya yakındı . Bugün okuduğum haberlerde telaffuz edilen rakamda 10 milyon euro lafları geçiyor , hatta 15 ' e kadar yolu varmış . Müthiş para neresinden bakarsanız bakın . Bu para bizim için çok iyi olabilir ama sorun transfer döneminin kapalı olması . Şimdi yapılması gereken şey bence ; böyle bir para varsa ortalıkta satılmasıdır . Zaten Yattara 'da Trabzonspor 'a para kazandırmak istiyorum , tabii bende kazanmak istiyorum tarzı şeyler söylemiş . Ben gitmesinde bir sakınca görmüyorum , tek kötü olan yanı transfer döneminin Türkiye 'de kapalı olması ama onuda bizim kadroda yapılacak bir kaç oynamayla aşabiliriz . Umut ve Gökhan 'dan birini kesip ; Isaac - Barış 'a şans vermek gibi ... Biz kara belayı çok sevdik , Carlos - Üzülmez - Balta veya diğer sol bekler nefret etti . Onun karşısında adeta işkence çektiler ama buraya kadarmış herhalde bu . Gelecek para süper , belki de bizi şampiyonluğa götürecek paranın kaynağı Yattara 'ydı . Herşey için teşekkürler karabela ...

Uzun Sokak Haber Ajansından aldığım haber , gittiğinin kesinleştiği yönünde . Tabii bu Uzun Sokak Haber Ajansı resmi bir kaynak değildir . Yarın açıklama yapacakmış Yattara , merakla bekliyoruz ... Devre arasında patlıyor bombalar Trabzon 'da , hazırlıklı olun diyeyim şimdiden ...

Kısacası sorunun cevabı ; gidecek bence .

Arthur Zico


Arthur Zico teknik direktörlük kariyerine tam olarak Japonya ile başladı. Japonya ile 2004 Asya Kupasını kazanan Zico 2006 Dünya Kupası'nın ardından Fenerbahçe yolunu tutmuş ve burada kendini kanıtlamıştı. Zico ilk senesinde takımı lig şampiyonluğuna taşırken, bir sonraki sezon ise Şampiyonlar Ligi'nde Fenerbahçe'yi çeyrek finale kadar taşımıştı. Avrupa kupalarında aldığı başarılı sonuçlarla taraftara da kendini sevdirmişti.

Zico bugün okuduğum habere göre Özbekistan'ın Budyonkor takımı ile anlaşmış. Hani şu yaz aylarında Eto'o ile dedikodular yaşayan ama ancak reklam için Eto'o 'nun Özbekistan'a gelmesini sağlayan takım. Kuruvchi'ydi takımın adı değişmiş Budyonkor olmuş. Neyse Zico kariyerine orada devam edecek.

Zico'nun değer bilinmedi Fenerbahçe'de. Bende ilk senesinde çok haksızlık ettim ona ama takımı getirdiği nokta cidden büyük başarı. Yönetim sözleşmesini yenilemedi ve takımdan ayrıldı Zico bu sene. Avrupa'da da kulüp bulamamasına şaşırdım .En azından gelecek hedefi olan mütevazi külüplerle bile anlaşabilecekti yani kanıtlamıştı kendisini. Şimdi tutupta Özbekistan'a gitmesine anlam veremedim. Neyse inşallah başarılı olur Zico.. İstanbul'dan ayrılırken Fenerbahçe taraftarlarını unutamayacağını söylemişti. Biz de seni unutmayacağız..

22 Eylül 2008 Pazartesi

Wallace: Şampiyon Olabiliriz


Ben Wallace bana göre şu an aldığı parayı hak etmeyen ve zaman zaman göz boyamak adına çıkıp bir-iki ribaunt alan bir isim. Eğer aldığı kontratın hakkını vermeyi biraz düşünseydi Bulls bu durumda olmaz ve takas etmezdi sezon ortasında. Cleveland'da da aslında pek aktif olduğunu görmedim. Tamam bir James faktörü gereği topu eline alması en son iimlerden biri ancak yine de bana oyun açısından umut vermiyor çok değil 2005'e şöyle bir bakınca..

Ben Wallace demiş ki yaptığı açıklamada; ''Şampiyon olabililiz. Kadromuz yeterli ve birşeyler başarabileceğimize inanıyorum.'' Şimdi tamam kadro açısından Cavs'ta sorun yokta mesele oynayabilmekte. James'i elinde tutabilmek adına ne kadar yaranırsam diye bu sezon Cavs önemli sayılabilecek hamlelere imza attı. Mo-Williams bunların en önemli örneği. Geçtiğimiz sene Boston'u elebiyecek noktayada gelmişlerdi. Şampiyonluk gelir gelmez, kadro iyidir değildir o benim için ayrı mevzu ama Ben Wallace'ın şu kontratının hakkını vermesi lazım. En azından bu sezon öyle olsun..

Emmy Ödülleri - Kazananlar


60. Emmy Ödülleri bu sabaha karşı düzenlenen törenle sahiplerini buldu. Okul dolayısıyla izleyemedim ancak sabah kalktığımda Mad Men'in drama dalında en iyi dizi ödülünü aldığını gördüm. Akşam 22.00'da tekrarı olacak zaten o zaman izlerim. Neyse kazananların listesini yazayım..

Drama dalında En İyi Dizi: Mad Men
Drama dalında En İyi Senaryo: Matthew Weiner (Mad Men)
Drama dalında En İyi Yönetmen: Greg Yaitenes (House)
Drama dalında En İyi Kadın Oyuncu: Glenn Close (Damages)
Drama dalında En İyi Erkek Oyuncu: Bryan Cranston (Breaking Bad)
Drama dalında En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu: Dianne Wiest
Drama dalında En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu: Zeljko Ivanek (Damages)
Komedi dalında En İyi Dizi: 30 Rock
Komedi dalında En İyi Yönetmen: Barry Sonnefeld (Pushing Daisies)
Komedi dalında En İyi Kadın Oyuncu: Tina Fey (30 Rock)
Komedi dalında En İyi Erkek Oyuncu: Alec Baldwin (30 Rock)
Komedi dalında En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu: Jean Smart (Samantha Who)
Komedi dalında En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu: Jeremy Piven (Entourage)
En İyi Mini Dizi: John Adams
Mini dizi dalında en iyi kadın oyuncu: Laura Linney (John Adams)
Mini dizi dalında en iyi erkek oyuncu: Paul Giamatti (John Adams
En İyi Eğlence,Müzik,Komedi Programı: The Daily Show with John Stewart
En İyi Tv Dizisi: Recount
En İyi Senaryo: Kirk Ellis ( John Adams)
Eğlence programı dalında En iyi Yönetmen: Louis J. Horwitz
En İyi Reality Yarışma Programı: Jeff Probost (Survivor)

21 Eylül 2008 Pazar

Darius Miles


Darius Miles 2 sezondur basketbol oynamıyor ve bu sezon Boston Celtics ile anlaştı. Geçen günlerde de Nba tarafından 10 maç ceza verildi kendisine..

Neyse adam oturacak 10 maç kenarda. Takım arkadaşı Ray Allen bu Miles hakkında açıklamalarda bulunmuş bize büyük bir güç katacak. Daha 28 yaşında ve kendini tekrar gösterecek takımda bla bla diye..

Miles 7 sezon oynadı Nba'de. Clippers'la geçirdiği iki sezonun ardından Cavs'a gitmiş bir tam sezon oynadıktan sonra yeni süperstar'ımız James'in gelişi ile Portland'a takas edilmişti. Miles'ın kötü talihi burada başlıyor aslında. Portland dönemin en kötü takımlarından biriydi. Yani bir başarı yakalamak adına ortaya koyacağı bir şey yoktu. Bu ortamda kariyerinin en iyi istatistiklerini elde etmişti. Karışık bir ortamı vardı ki o da diz ağrılarını bahane ederek genç yaşta iki sezon kaçırdı. Şimdi Celtics ile başlayacak tekrar kariyerine 'sıfır'dan. Umutlu olan var ondan bir halt olmaz diyen de var. Bakalım nasıl bir grafik çizecek sezon içinde.

Emmy Ödülleri


60. Emmy Ödülleri bu gece sahiplerini bulacak. Cnbc-e 03.00'da canlı yayın ile bu güzel geceyi bizlere sunacak..

60. Emmy Ödülleri bu gece dağıtılıyor. Sahiplerinin kimler olacağını göreceğiz, şimdilik sadece adayları biliyoruz. Kabaca bir göz atmak gerekirse;


En İyi Dram Dizisi
  • Mad Men
  • Dexter
  • Damages
  • Lost
  • Boston Legal
  • House

En İyi Kadın Oyuncu (Dram)
  • Kyra Sedgwick, The Closer
  • Sally Field, Brothers & Sisters
  • Glenn Close, Damages
  • Holly Hunter, Saving Grace
  • Mariska Hargitay, Law & Order: SVU

En İyi Erkek Oyuncu (Dram)
  • Jon Hamm, Mad Men
  • Michael C. Hall, Dexter
  • Bryan Cranston, Breaking Bad
  • James Spader, Boston Legal
  • Hugh Laurie, House
  • Gabriel Byrne, In Treatment

En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu (Dram)
  • John Slattery, Mad Men
  • William Shatner, Boston Legal
  • Ted Danson, Damages
  • Zeljko Ivanek, Damages
  • Michael Emerson, Lost

En İyi Animasyon Dizisi (Bir saatten kısa)
  • The Simpsons
  • SpongeBob SquarePants
  • Robot Chicken
  • King of the Hill
  • Creature Comforts America

En İyi Komedi Dizisi
  • Two and a Half Men
  • Entourage
  • The Office
  • 30 Rock
  • Curb Your Enthusiasm

En İyi Erkek Oyuncu (Komedi)
  • Charlie Sheen,Two and a Half Men
  • Lee Pace, Pushing Daisies
  • Alec Baldwin, 30 Rock
  • Steve Carell, The Office
  • Tony Shalhoub, Monk

En İyi Kadın Oyuncu (Komedi)
  • Julia Louis-Dreyfus, The New Adventures of Old Christine
  • Christina Applegate, Samantha Who?
  • America Ferrera, Ugly Betty
  • Tina Fey, 30 Rock
  • Mary-Louise Parker, Weeds

En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu (Komedi)
  • Kristin Chenoweth, Pushing Daisies
  • Holland Taylor, Two And A Half Men
  • Jean Smart, Samantha Who?
  • Amy Poehler, Saturday Night Live
  • Vanessa Williams, Ugly Betty

En İyi Erkek Oyuncu (Komedi)
  • Neil Patrick Harris, How I Met Your Mother
  • Jon Cryer, Two and a Half Men
  • Rainn Wilson, The Office
  • Jeremy Piven, Entourage
  • Kevin Dillon, Entourage

The Dark Knight


Yazın en çok ses getiren filmi olan The Dark Knight yeniden vizyonda. Okuduğum haberlere göre indirimli bilet ile bir kez daha vizyona girmiş Kara Şövalye'miz. Yada Joker'imiz mi diyelim.
Eğer hala izlemediyseniz kaçırmayın derim..

Teşekkürler

Blog'da geçtiğimiz hafta bir anket yapmıştım. Sonuç oldukça iyi görünüşe göre.
36 kişi oy kullanmış 33'ü beklediğim düzeyde. Diğer 3 kişi içinse birşey demiyorum takip etmeye devam etsinler..
Şu an karışık bir şekilde ilerliyorum aslında. Nba ve Basketbol ezonu başlasın daha çok basketbol ağırlıklı olacak. Neyse beni izlemeye devam edin. Oy kullanan kullanmayan herkese teşekkürler..

Tatlının Üzerine Kaymağı da Geldi


Fransa'yı deplasmanda yenmeyi başardık hemde Hidayet'siz bir takımla. Ne kadar gurur duysak az Milli Takım ile. Maçlar başlamadan nasıl baş edeceğiz bu grupla bu takımlarla diye düşünürken tek tek hepsini geçmeyi bildik. İnanılmaz bir form yakalandı, kazanmaya alıştık ve bu akşamda Fransa'yı dize getirdik bir kez daha.

Maçı izleyemedim Fenerbahçe maçı dolayısıyla. Son periyotta aklıma düştü maç ve başabaştı. Arada zap yapıp izlemeye çalıştım. Kerem cidden tempoyu belirleme açısından önemli bir isim ve bu maçtada izleyebildiğim kadarıyla önemli işler yaptı kırılma anlarında. Parker yine coşmuş bize karşı 37 sayı ile ama onun elinde olmayan hücumlarda Fransa sıfır'dı yine. Son hücumlarda basket bulmaları gereken anları atladılar hep..

Neyse bu galibiyet 5 galibiyetlik bir tatlının üstüne kaymak gibi geldi. Tekrar teşekkürler milli takıma. Mesajı verdiler Avrupa'ya ve herkese. Ancak Avrupa Şampiyonası'na daha bir yıl var hemen hemen ve bu form grafiği bu istek gelecek yıl da olur mu bilemem.. İnşallah yine hüsranla dolu bir turnuva izlemeyiz.
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...