9 Eylül 2009 Çarşamba

Marcin Gortat vs Hidayet Türkoğlu


Geçtiğimiz yıl Orlando Magic forması ile Nba finallerinde boy gösteren ikili Hidayet ve Gortat şu sıralar Eurobasket'te çeyrek final mücadelesi veriyor. Grupta 2 de 2 yaparak ikinci grubu garantileyen Polonya ve Türkiye'nin yıldızları arasında da işin bir başka boyutu var.

Turnuvanın ilk günü Litvanya maçı öncesi maç salonunda karşılaşan ikili birbirlerine başarılar dilerken Gortat '3 te 3 yaparız bu grupta.'' diyerek Hedo'ya sataşmış. Hedo'da 'Dur bakalım daha bizimle maçınız var. 3 te 3 yapan biz oluruz.'' diyerek Gortat'ın bu sözlerine karşılık vermiş. Daha sonra bu sözler bir iddaa konusu olmuş. Polonya'da Türkiye'de ilk iki maçlarını kazandılar ve üçüncü ve son maçları bu akşam oynanacak. Bakalım bu ikiliden hangisi iddianın kazananı olacak.

Polonya vs Türkiye - 19.15-Ntv

Eurobasket: Day 2

A Grubu

Turnuvanın ilk maçı Yunanistan-Makedonya maçı pek zevkli geçmemiş. Farklı bir skor ve Makedonya adına oynanan salaş bir oyun var. Yunanistan savunması rakipleri bolca üçlük denemeye zorlamış ve maçı da gayet rahat bir şekilde kazanmış. Günün ikinci maçında ise Hırvatlar Eliyahu'nun müthiş performansına karşın kazanarak gruba iyi bir başlangıç yapmıştı.

İkinci gün iki kazanan takım karşı karşıya geldi. Eksik Yunanistan'a karşı Hırvatların kazanabilecğeini öngörüyordum ancak Yunanlar savunma prensiplerini sürdürerek bu maçtada galibiyete ulaştı ve ikinci turu garantiledi. Gruptan çıkma adına çok önemli olan maçta İsrail ile Makedonya karşılaştı. Makedonya bu kez kazanarak grupta önemli bir adım atmış oldu. İsrail son maçlar öncesi grupta saf dışı kalmış gibi..

B Grubu

Bu grup zorlu mücadelelere sahne alıyor. Her ne kada reksikleri olsa da üç kalbur üstü takım ve mücadeleden hiç kopmayan dişli bir Letonya.. İlk gün Rusya Letonya'yı guard Bykov'un sağlam performansı ile geçmeyi başarmıştı. Kambala'nın performansına ise yazık olmuştu. Grubun merakla beklenen maçı Fransa-Almanya ilk gün oynanıyordu. Maç boyu başa baş giden karşılaşmada son çeyrekte Parker'ın oyuna ağırlığını koymasıyla ibrenin yönü de horozlara doğru kaydı ve ilk günü galip kapatan takımlardan oldu.

İkinci gün zorlu bir maçla başladı. Almanya-Rusya.. Jan Jagla'nın iyi oyunuyla Rusları geçen Almanlar ikinci tur için umutlarını sürdürdü. İkinci maç ise dengesiz bir maç oldu. İlk devre skoru 21-16 olan karşılaşma da kaçan şutlar ön plandaydı. Kazanan yine Parker farkı ile Fransa oldu. Letonya'nın son maçta hesaplarıma göre Almanya'ya karşı bi hayli fark yapması gerekiyor. Bu da biraz zor gibi..

C Grubu

İlk gün büyük bir sürprizle başladı. Sırbistan bu turnuvanın da favorilerinden İspanya'yı ilk maçta bozguna uğratarak herkesi şaşırttı. Slovenya'da beklenildiği gibi grubun zayıf halkası Britanya engelini zorlanmadan aştı ama akıllarda kalan İspanya'nın aldığı yenilgiydi.

İkinci gün iki kazanan takım Sırbistan ve Slovenya karşı karşıya geldi. Slovenya'yı hiç izlemedim ama gayet sağlam bir takım mevcut bu belli. 2 de 2 ile yollarına devam ediyorlar ve bir gece önce İspanya'yı deviren Sırplara herşeyin toz pembe olmadığını gösterdiler. İspanya'da ise garip bir şeyler var. Britanya önünde rahat bir galibiyet almaları beklenirken son periyot rakibin geri dönüşüne izin verdiler ve maçı krize soktular. Kazandılar ama bu böyle nereye kadar gider bilinmez..

D Grubu

Günün ilk maçında ev sahibi Polonya, Bulgaristan önünde zorlanmadan kazanmayı bildi. Müthiş taraftarını da arkasına alan Polonya geçen sene galibiyet alamadan kapattığı turnuvaya galibiyetle başladı. İkinci maçta ise Türkiye müthiş savunma performansı ile Litvanya önünde zafere gidiyordu.

İkinci gün Polonya-Litvanya maçı ile başladı. Muhteşem seyirci yine ön plandaydı. Ev sahibi avantajı fazlasıyla önem teşkil ediyor muhakkak ki Litvanya'ya bir darbe de Polonya'dan geldi. Fena basketbol oynamıyorlar ve ikinci turda sürprize imza atabilirler. Günün ikinci maçı ise Türkiye adına antrenman maçı gibiydi. Erken yakalanan fark sayesinde rahat bir maç çıkartan milli takım ikinci turu garantiledi. İkinci devre fazla süre alamayan oyunculara da şans veren Türkiye'de Semih Erden'in bu denli formsuzluğu da insanı korkutuyor.

8 Eylül 2009 Salı

Türkiye 84-76 Litvanya

Artık klasikleşme yolunda ilerleyen Türkiye-Litvanya açılışlarına bir yenisi daha eklendi. Üç yıl önce Japonya'da Dünya Şampiyonası'nda ilk maçta Litvanya'yı yenerek turnuvaya başlamamız bizi dünya 6.lığına kadar götürmüştü. Ancak 2 yıl önceki Avrupa Şampiyonası'nda ise kötü bir Litvanya yenilgisiyle başladığımız turnuva hiçte istemediğimiz şekilde sonlanmıştı.

Bu yüzden açılış maçı önemliydi. Gerek moral açısından, gerek grubun kalan maçları açısından gerek se puanları üst gruba taşıma açısından kazanılması gereken bir maçtı. Rakibin eksikleri göz ardı edilemez, önemli sayılabilecek kısa rotasyonu yok elbette ki ancak bizim de uzun rotasyonunun zayıf olduğu, özellikle 4 numarada büyük sıkıntılar çektiğimiza şikar hele ki şu Kerem'in olayından sonra. Ee bir de buna maç saatinde öğrendiğim Ömer Onan eklenince durum cidden kötü olmaya başladı maç öncesi.

Türkiye gerek hazırlık maçlarında gerek se dünkü maçta gösterdi ki bir savunma takımı. Ömer'de bu takımın vazgeçilmezlerinden. Zaten hücumda şutör diye tabir edilebilen oyuncu neredeyse yokken Ömer'in eksikliğini fazlasıyla hissedecektik. Neyse ki fiziki dezavantajlarına rağmen Sinan ve Ender'in çabaları bizi galibiyete götüren ekstra faktörler oldu. Özellikle Ender'in lakabı 'Litvanya Katili' olur mu bu maçtan sonra bilemem... Şut konusunda da aslında ekstra bir gün geçirdik. Türkiye'nin serbest atış çizgisinde dengesiz olduğunu bir çok maç sonunda kaçan serbest atışları hatırlayıpta ah ettiğimiz zamanlar olmuştur. Dün 23/26 faul atarak gayet güzel bir yüzde yakaladılar. Bunn böyle de devam etmesi gerek. Bunun dışında dış şutlarda da rakibe fazlasıyla üstünlük sağladık. 7/13 üçlükte belki de turnuva boyunca bir daha kolay kolay yakalanamayacak bir yüzde.

Maça aslında kötü başladık. Hücum da üretken değildik ve sadece Ersan-Hedo üzerine yüklendik. İlk yarı atılan 39 sayının 24'ü bu skorbord'da Ersan ve Hedo'nun yanında yazan rakamların toplamıydı. Hücumda istediğimiz performansı ortaya koyamadık ve sadece iki oyuncu üzerinde ilk yarıyı kpattık ancak işin savunma kısmına bakacak olursak tam bir takım işi vardı. Litvanya'nın kısalarına yapılan baskılar, pota altında rakibe uygulanan savunma cidden örnek alınacak cinstendi. Burada Ömer'in eksikliğine daha da ah çektik. Zaman zaman eşleşme problemleri oldu beklenildiği gibi hatta Petravicius bunu ekmeğini de bol bol yedi.

Litvanya'da kısaların dengesizliğini kapatmak için oyunu uzunların üstüne yıktı. Kleiza ve Lavrinovic'lerin formsuz bir maç çıkartması da bizim işimize geldi. Uzunlar üstünden oyun oynayan takımlara karşı zorlanacağız bu gerçek. Ersan dışında 4 numara oynayacak bir isim yok. Semih Erden böyle saçmalamaya devam ederse ondan da gerekli verimli alamayacağız. Ömer Aşık'ta hala belli bir takım teccrübe eksiklikleri var. Şurada tek öne çıkan uzunumuz Oğuz oldu. Benchten gelerek özellikle işin hücum yönünde ekstra katkı veren Oğuz maçın görünmeyen kahramanıydı. Görünmeyen kahraman demişken üçüncü periyotta üst üste iki üçlük atarak maçın kırılma anını yaşatan Sinan Güler'e de değinmeden geçmeyelim. Fiziki üstünlüğü olarak rakiplerine zayıf kalsa da çabukluğu ve savunmadaki becerisiyle dün yine takımın iyilerindendi. Onun bu şekilde devam etmesi turnuva boyunca fazlasıyla yarar sağlayacak.

Şu maçtan sonra Bulgaristan'a kaybetmememiz gerekir. Kadronun beklentilerin de üstüne çıkabildiğini gördük. Hücum yönü olmasa da işi savunmada bitiren bir takım. Zaten savunma problemini çözünce hücum da bir şekilde geliyor zaten. Bu akşam Bulgaristan ile oynuyoruz. Bulgaristan'ın pota altı zayıf bu bizm için önemli bir artı. Dış oyunculara dünkü gibi bir baskı uygulayıp bu savunmamızı sürdürürsek bizi yenebileckelerine ihtimal vermiyorum. Bu gruptan 3te 3 yaparak çıkmak bir üst grup için de fazlasıyla önemli bir avantaj haline gelecek. Güzel başladık güzel devam edelim..

7 Eylül 2009 Pazartesi

Ekran Başına !!


Efsane program 'Bay Tahmin' ekranlara geri dönüyor. Evet evet ne kadar güzel bir haber değil mi? Özlemiştik onları gerçekten, televizyonlarımızın böyle bir ikiliye ihtiyacı var. Gecenin 3'ünde evde bitarafımız donsa da oturup ekran başına izlerdik. Muhabbetleri, her konu hakkında atıp tutmaları, futboldan zıt yönlere sapmaları derken Murat Özarı-Fikret Engin ikilisi Erman-Şansal ikilisini dahi solladı. 11 Eylül Cuma gecesi Tv8 ekranlarına geri dönüyormuş. İlk programdan fazlasıyla reyting alacaklarına şüphem yok. Bakalım bu sefer ne gibi ilginç mailler ile karşılaşıp hangi yaran muhabbetlere şahit olacağız.

Bay Tahmin demişken şu efsane replikleri de paylaşmadan olmaz..
M.Özarı: Kimin şarkısıydı o 'Paramparça' ??
F.Engin: Bi tane var ya abi kendini boksör sanıyo.
M.Özarı: Haa Teoman.. Herkese tak tuk çakıyor, muhabirlerde bakıyorlar.
O Teoman'ı n'aparım ben biliyo musun? Teoman sana benim yanımda vuracak var ya..
Arabanın torpidosuna sokarım onu..

6 Eylül 2009 Pazar

Eurobasket '09


Eurobasket 09 yarın oynanacak maçlarla başlıyor. Milli takımımız da ilk maçını Litvanya ile oynayacak. Gruplara kısaca bakacak olursak...

A Grubu: Hırvatistan-Yunanistan-Makedonya-İsrail... Hırvatistan bu gruptan elbet ki çıkacak ancak kalan üç takım için net bir şey söylemek zor zira denk güçler olarak karşılaşacaklar. Belki Yunanistan eksiklerine rağmen geçmişten gelen tecrübeleri ile diğer iki takıma karşı bir avantaj yakalayabilir.

B Grubu: Fransa-Rusya-Almanya-Letonya... Rusya her ne kadar son şampiyon olsa da bu turnuva da o başarısını tekrarlayacağını sanmıyorum. Gruptan çıkacak güçleri var. Fransa elemelerde mücadele ettiğinden formda ve uyum sorununu atlatmış kadrosuyla burada olacak. Hazır bir takım olarak can yakabilir. Almanya ise Ankara'da izlediğimiz kadarıyla formda değildi ancak yine de geriden gelip Letonya'yı yenmeyi bildiler. Grubun da görüntüsü böyle olacaktır ve Letonya dışarda kalacaktır.

C Grubu: Sırbistan-İspanya-Slovenya-Büyük Britanya... İspanya'da Gasol'un kırık parmağı ile tam verimli oynayamayacağı aşikar ancak yine de başlangıç olarak zorlu bir grupta değiller. Sırbistan ile grupta çekişirler. Slovenya'da kadro yapısı ve tecrübe bazında Britanya'ya üstünlük sağlıyor. Tecrübe konusunda daha çok yol kat etmesi gerek Britanya'nın.

D Grubu: Litvanya-Türkiye-Polonya-Bulgaristan... İlk maçın Litvanya ile olması bir dez avantaj.Zorlu bir fikstürle grup maçlarına çıkacağız. Litvanya'da eksikler mevcut ancak her ne olursa olsun Litvanya Litvanya'dır. Türkiye'nin de formunu henüz yakalamadığını düşünürsek zorlu olacaktır.

Turnuva'da ilk üç gün için yayınları da paylaşalım..

NTV
7 Eylül Pzt Polonya-Bulgaristan 19.15-Canlı
7 Eylül Pzt Türkiye-Litvanya 22.15-Canlı
8 Eylül Salı Litvanya-Polonya 19.15-Canlı
8 Eylül Salı Bulgaristan-Türkiye 22.15-Canlı
9 Eylül Çar Türkiye-Polonya 19.15-Canlı
9 Eylül Çar Litvanya-Bulgaristan 22.15-Canlı

NTV Spor
7 Eylül Pzt Makedonya-Yunanistan 17.30-Canlı
8 Eylül Salı Sırbistan-İspanya 00.30-Bant
8 Eylül Salı Almanya-Rusya 17.30-Canlı
8 Eylül Salı Yunanistan-Hırvatistan 20.15-Canlı
9 Eylül Çar Rusya-Fransa 17.30-Canlı
10 Eylül Per İspanya-Slovenya 00.30-Bant

5 Eylül 2009 Cumartesi

Bruce Bowen


Daha önceleri bu yaz emekli olabileceğini sçyleyen Bruce Bowen 38 yaşında emeklilik kararını aldığını açıkladı.

Bruce Bowen çalışma ahlakına sonuna kadar sahip, adam gibi adam niteliğinde bir oyuncuydu. Rakibin en önemli skorerini maç boyunca kilitlemek gibi zor bir görevin altından hemen hemen her maç kalkan Bowen kariyeriyle de göz dolduran bir oyuncu. Savunmadaki agresifliğinin yanı sıra hücumdaki yumuşaklığı da izlenmeye değerdi. Dip çizgiden boş şutları affetmeyen Bowen dış çizgiden takımı adına önemli bir silahtı. Zaman zaman yaptığı savunmalar tartışmalara yol açsa da o geçtiğimiz 7-8 yılda bire bir savunmanın tek başına kitabını yazdı.

Ancak savunma yönü özellikleri fazla iyi olmasına karşın yaşlanmaya karşı direnemedi. Kariyerinin son iyi yılını 2007'de geçiren ve final serisinde Cavs'a karşı tek başına şampiyonluğu getiren Bowen'ın kariyeri o yıldan itibaren düşüşe geçti. Yaşlılığın etkisiyle zayıflayan ve eski savunmasını izlettiremeyen Bowen'ın önce süreleri azaldı ardından da ilk beşteki yerini kaybetti. Son olarak Spurs onu Jefferson karşılığı Bucks'a takas etmiş ardından da 2 milyonluk kontratını Bucks satın alarak oyuncuyu serbest bırakmıştı.

Esprili kişiliğini hiç unutamayacağım Bowen zamanında İstanbul'a geldiği dönemde Beyaz Show'a da konuk olmuş ve esprileri ile güzel anlar yaşatmıştı. Yolun açık olsun Bowen, yakında tv yorumcusu olarak karşımıza çıkar muhtemelen.

4 Eylül 2009 Cuma

12 Dev Adam


Polonya'ya gidecek ve Milli takım ile ülkemizi temsil edecek 12 Dev Adam bugün belli oldu. Fatih Solak kadrodan çıkartılan son isim oldu. şüphesiz ki turnuvada Kerem'in de büyük eksikliği hissedilecek. Yarın Polonya'ya uçacak olan milli takımımızın 12 kişilik kadrosu şu şekilde..
Barış Hersek, Engin Atsür, Ender Arslan, Kerem Tunçeri, Sinan Güler, Ömer Aşık, Oğuz Savaş, Ömer Onan, Semih Erden, Ersan İlyasova, Bekir Yarangüme, Hidayet türkoğlu

1 Eylül 2009 Salı

Rubio Bilmecesi Çözüldü. Şimdilik?


Ricky Rubio'nun bu sezon Nba'de oynayıp oynamayacağı bilmecesi sonunda bir açıklığa kavuştu. Barcelona'ya transfer olan 18 yaşındaki Rubio en az 2 sezon bu takımın formasını giydikten sonra Nba yolunu tutabilecek. Wolves menajeri Kahn İspanya'da Rubio ve takım yetkilileri ile çeşitli müzakerelere girmesine rağmen Rubio'nun bu sezon Avrupa'da kalacak olmasını engelleyememiş. Rubio kontratındaki opsiyonu kullanıp 2011'de serbest kalarak Nba'e gelebilir..

Warriors'ta Hareketli Saatler


Golden State cephesinde yoğun bir gündem var şu sıra. Öncelikle dün gelen bir habere göre geçtiğimiz sezonu Celtics'te tamamlayan Mikki Moore ile yıllık 1.3 milyona anlaşma sağlamışlar. Jason Kidd ile oynamanın faydaları, adam hala o yılların ekmeğini yiyiyor.

Bunun dışında Warriors2ta çatlak veren bir Jackson krizi var. Jackson takım arkadaşı Harrington'un izinden giderek isyana gitmiş. Şampiyonluk kazanabileceği bir takımda oynamak istediğini belirtirken gelecek sezon için kendini buraya ait hissetmediğini de sözlerine eklemiş ve restini çekmiş. Jackson için adı sıkça anılan Dallas ise Golden State'in kapısında atmakta şu sıra zira Jackson'un yanında Cuban Ellis'i de ciddi ciddi kadrosunda görmek istiyor.

Bir diğer gelişme de Cj Watson'un takımda kalıp kalmayacağı. Warriors'un kendisine önerdiği 3 yıl 4.5 milyonluk teklifi ciddi ciddi düşünen ancak takımdaki guard bolluğu nedeni ile kafasında soru işaretleri bulunan Watson twitter'daki sayfasında kalacağı yönünde cümleler kurmuş.

25 Ağustos 2009 Salı

Son Ciddi Sınav


7 Eylül'de başlayacak Avrupa Şampiyonası öncesi son ciddi sınavı Milli Takımımız ciddi rakipler önünde Ankara'da verecek. Bu yıl 8. düzenlenen Efes Cup'ta Türkiye grubunda Almanya ve Hırvatistan gibi turnuvada ciddi hedefleri olan rakiplerle karşılaşacak. Diğer grupta ise Letonya, Britanya ve Makedonya var.. Maçlar Ntv ve NtvSpor'dan naklen yayınlanacak..

26 Ağustos Çarşamba
18:30 Letonya – Büyük Britanya (NTVSpor)
21:00 Türkiye - Hırvatistan (NTV)

27 Ağustos Perşembe
18:30 Makedonya – Letonya (NTVSpor)
21:00 Türkiye – Almanya (NTV)

28 Ağustos Cuma
18:30 Büyük Britanya – Makedonya (NTVSpor)
21:00 Hırvatistan – Almanya (NTVSpor)


Turnuvada gruplarında son sırada olan takımlar 5.lik maçı için mücadele verecek. İlk iki sıradaki takımlar ise çapraz eşleşerek yarı final karşılaşmaları yapacaklar. Bizler için basketbolun ön planda olmadığı şu yaz aylarında gayet iyi olacak. Turnuva öncesinde de katılan 6 takımla beraber gayet ciddi bir prova.. Başarılar Türkiye..

Michael Beasley

Beasley şu sıralar basketbol dünyasının gündemini sık sık meşgul etmekte. Twitter'da paylaştığı şu yukarıdaki resimde görülebileceği üzere sağ altta bulunan maddenin marihuana olmasından şüphelenmiş. Öncelikle Beasley'in geçtiğimiz yaz Chalmers ile beraber ot dolu bir oda da bulunduklarını da belirtmek gerek.

Bu resime gelen tepkiler karşısında psikolojik açıdan kötü bir dönem geçiren Beasley ''herkes bana karşı, yaşama isteğim kalmadı.'' sözleriyle Twitter'daki hesabını silmiş.

Henüz düşen bir habere göre de Beasley tıbbi destek almayı, rehabilitasyon görmeyi kabul etmiş. Eğer cidden ot içiyorsa bu alışkanlığını geride bırakması gerekecek çünkü geçtiğimiz yıl draftta seçilirken bir potansiyali olduğuna inanılmış ve Heat gelecek planlarını da onun üzerinden yapmıştı. Kendisinden beklentileri bu ot'lara gömmemeli.. Umarım psikolojik sorunlarından arınır ve gelecek sezon gayet sağlıklı bir biçimde basketbola dönüş yapar.

20 Ağustos 2009 Perşembe

Usain Bolt - 19.19


Bolt Pekin Olimpiyatları'nda yaptığını bu sefer Berlin'de yaptı ve hem 100 hemde 200 metre yarışlarını dünya rekoru kırarak kazandı. Pekin Olimpiyatları'nda 200 metre rekoru kırması küçük bir ihtimal olarak görülen Bolt bundan bir yıl sonra bu kez saniyenin %11'i kadar rekoru geliştirmeyi başardı. Yapılan araştırmalarda 200 metrenin en hızlı 19.22 ile koşulabileceği ortaya çıkmıştı. Ancak Bolt insan olmadığını kanıtlarcasına 19.19 koştu ve insanoğlu adına bir zafere daha imza attı.. Ara ara insan kılığına bürün Bolt gözünü seveyim..

Blazers: 2010 Model


Blazers'ın 40. yılı dolayısıyla yeni sezonda giyeceği formalar...

17 Ağustos 2009 Pazartesi

Usain Bolt - 9.58


Yok Yok !! İnsan değil bu.. 9.58..

İsmet Badem


GameOn turnuvasını bize zehir eden şahıs. Oyunculara spiker gözüyle değil de koç hatta onu da geçtim baba gözüyle bakması cidden sinir bozucu. Artık nasıl bağırıyorsa masadan oyuncular basket atttıktan sonra ona bakmaya başladı. Salsa Basket "Aferin İlyas" olayını yakalamış son maçta, ben sürekli mutfağa gidip durduğumdan duymamışım. Bu adamdan yıllarca daha çekeceğimiz var. Bir de bu sezon TRT'de İspanya Ligi'ni anlatacak. İspanya hatrına seyredilir mi? Eh seyredilir...

Edit: İspanya Ligi'ni o değil Yiğiter uluğ anlatacaktı. Dalgınlığıma gelmiş. Kusura bakmayın. :)
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...