13 Ekim 2010 Çarşamba

Roketleri Ateşliyoruz




Evet sıradaki değerlendirmemiz birçok otoritere göre NBA'in son yıllarda görmüş olduğu en şanssız takım Rockets. 3 yıl ardından bu yıl ilk kez play-off a kalamadılar aslında sezon başlarken birçok kişi tarafından ligin dibine aday gösteriliyordu ki buna bende dahildim. Müzmin sakat yıldızlar Yao Ming ve Tracy McGrady yine sakatlardı üstelik Yao Ming sezonu kapattığı duyurulmuştu. Bu da taraftarın daha başlamadan kurdukları hayalleri yıkmaktı binevi. McGrady geçirdiği mikro-kırık ameliyatından sonra bir daha eskisi gibi olmayacağı birçok kişi tarafından biliniyordu zaten nitekim koç Rick Adelman ile arası limoniydi. İyileştiği zaman bile doğru düzgün süre bulamadı ve Şubat ayında 3 lü takasla New York'a takas edildi. Takım o takasla Carl Landry gibi taraftarın sevgilisi yürekli bir oyuncuyu kaybetsede 2009 draftında potansiyelli uzunlar arasında gösterilen Jordan Hill ve son yıllarda sakatlıklarla başı belada olan ama sağlıklı olduğu zaman bu ligin elit skorerlerinden Kevin Martin'i kadroya kattı. Kontratlar dengelensin diye Jeffries ve Hilton Amstrong geldi ama onları pek değerlendirmeye gerek duymuyorum açıkcası. Amstrong kontratı bitince gönderildi ki muhtemelen bu yıl Jeffries'te aynı şekilde gönderilecektir. Geçen yıl takımın durumu karışıktı bu yıl belli olacak birçok şey hep beraber göreceğiz. Takas demişken Houston dahil 4 takımın içinde bulunduğu büyük bir takas olduğu geçtiğimiz aylarda, geçen yılın başarılı oyuncusu Trevor Ariza, Courtney Lee karşılığında gönderildi. Ariza'nın takasının sebebi ise Aaron Brooks ile arasının bozuk olması ve sürekli kavga etmeleri gösterildi. Yine de geçen böyle bir çıkış yapan oyuncunun sadece Lee karşılığında gönderilmesi pek iyi olmasada Lee'nin hazırlık maçlarındaki performansı umut veriyor.



Bu yaz yapılan hamlelerden söz etmişken Scolayla 5 yıl için 47 milyon dolar karşılığı anlaşıldı. Gerek sezon içi sergilediği oyun gerekse ülkemizde düzenlenen Dünya Şampiyonasında oynadığı oyunla bu kontratı hakettiğini düşünüyorum. Bir başka kontrat uzatan oyuncu Kyle Lowry oda sınırlı serbestti bu yıl Cleveland 4 yıl için 24 milyon dolarlık bir teklifte bulundu ve Houston 1 hafta içerisinde karşıladı bu teklifi. Lowry'nin aldığı miktar biraz fazla gözüksede Brooks ile iyi bir ikili oluyorlar takımı yönetme konusunda ve pas trafiğini sağlamakta takıma fayda sağlıyor. Bırakmak pek akıllıca olmazdı açıkcası. Bir diğer hamle ise Brad Miller oldu. Yıllardır Yao'nun bir yedeği olmaması onu çok zorda bırakıyordu buda onu fiziksel olarak fazlasıyla yıpratıyordu bilidğimiz gibi bu yıl oldukça dinleneceği için Miller transferi fena olmadı. Geçen yıl pek iyi sinyaller vermesede Yao'nun arkasında bir yedek uzunun bulunması iyi olacaktır. Ancak ben şu an serbest oyuncu durumunda olan Damiper'in takıma katılmasından yanayım. Fiziği ve blok tehditiyle ortayı kapatacak ve 20-25 dk gibi ciddi süreleri kaldıracak bir oyuncu. Millerdan daha iyi alternatif olacağı düşüncesindeyim.

Takım

Brooks/Lowry
Martin/Lee/Taylor
Battier/Budinger
Scola/Hill/Patterson/Jeffries
Yao/Miller/Hayes

Kağıt üzerinde iyi bir 5 e sahipler ama bu takım için yıllardır aynı şeyler söylendi. O yüzden önemli olan kağıt üzerindekiler değil sahadakiler olacak. Kevin Martin'in hazırlık maçlarındaki saldırganlığı eskisi gibi potaya kararlıca gitmesi ve sağlıklı kalabilmesi Yao ile birlikte belirleyici olacaktır. Jordan Hill ve Budinger gibi gençlerin bu yıl kabuğunu kırması bekleniyor.



Gelecek Sezon

Yukarıda da belirttiğim gibi iyi bir kadroya sahipler sağlıklı kaldıkları sürece bir sorun olacağını düşünmüyorum uyum sorunu olmayacaktır zaten kemik kadro yıllardır birlikte oynuyor. Batıda ilk 5 için favori konumda Texas ekibi.

12 Ekim 2010 Salı

Çok Acele Yaz


2008'deki müthiş Play-Off performanslarından sonraki 2 yıl boyunca iyi geçen normal sezonlardan sonra rezalet bir oyunla 4-0 kaybedilen 2. tur serileri... Hawks'ın bu yazın başına kadar geçen son zamanlarının özeti budur sanırım. Son 2 sezondur Play-Off'a büyük ümitlerle girip, kötü oyunlarla elenen Hawks'ın bu yılki hedefinin çok açık olması gerekiyordu. Daha ileriye gitmek için sakin bir şekilde hamle yapmasını beklediğimiz Hawks, nedense büyük panik halindeydi Off-Season boyunca. Bakalım bu karmaşık Off-Season, 2011'de Hawks'ı nereye götürecek.

Hawks'ın bu yaz ilk yaptığı şey, artık takımda miadını doldurmuş olan koç Mike Woodson'la yollarını ayırmak oldu. Bu çekirdeğin buraya kadar gelip, normal sezonda Doğu'nun zirve adayları arasında olmasında onun payı çok büyük. Ama takımı buradan daha ileriye götüremeyeceği de anlaşılınca, takımdan ayrılmak durumunda kaldı Woodson. Tüm Play-Off zamanı boyunca inatla pick&roll oynatmayarak, Dan Gadzuric'i rotasyonda aktif olarak kullanmak zorunda kalan Bucks'a karşı zor bela da olsa 4. galibiyeti görmüştü, Ama Magic serisinde o galibiyetlerin birine yaklaşamadı bile. 16 çeyreğin, en fazla ikisinde doğru düzgün hücum yapabilen Hawks'ta hatalarından dolayı Woodson'ın gönderileceği kesindi zaten. Merak edilen yerine kimin geçeceğiydi ki bu da kimsenin beklemediği şekilde Larry Drew oldu. Avery Johnson, Marc Jackson ve birçok asistan koçla ilgilenen Hawks yönetimi, 6 yıldır organizasyonun içinde olan asistan koç Larry Drew, benchin bir numaralı ismi haline getirdi. Josh Smith, Joe Johnson, Al Harford, Marvin Williams gibi isimlerin de bu organizasyonda uzun zamandır bulunduğunu düşünürsek onların tanıdığı, bildiği bir ismin başarılı olma şansı yüksek. Ama asistanlıktan gelen koçlar için de çaylak duvarı benzeri birşey var sanki. Umarım oraya çarpmaz.

Hawks'ın koç seçimi dışında yaptığı en önemli -ve koç seçiminin üzerinede tutulan tek- hamlesi Joe Johnson'la yapılan kontrat oldu. 2016 yazında bitecek kontratının ilk sezonunda 16 md kazanacak olan JJ kontratının son sezonundaysa yaklaşık 25 milyon dolar kazanacak. Yıllardır Hawks organizasyonunu sürükleyen JJ'in 2009'da Cavs, 2010'daysa Bucks ve Magic serilerinde oyuna etki etmekten ne kadar uzak olduğunu görünce bana gereğinden çok yüksek bir kontrat gibi geliyor. Sezon boyunca Wade, LBJ, Bosh gibi oyuncularla ismi birlikte anılan JJ'in Play-Off'ta piyasasını epey düşürdüğü düşünülürken aldığı bu kontrat herkesi şaşırttı zaten. Hawks yönetiminin de rezalet Magic serisinden sonra son derece panik bir halde bu kararı verdiğini düşünüyorum. JJ'in Knicks'e gitme ihtimali yükseldikçe, iyice korktular ve James, Wade gibi süperyıldızlarla aynı seviyede kontrat verdiler. Bu hamleden sonra adımlarını çok çok dikkatli atmak zorunda olmaları da onların başını epeyce ağrıtacak.

Hawks'ın Off-Season'unu meşgul eden diğer şeyler Josh Smith ve Marvin Williams etrafında dolaşan takas dedikodular, Crawford'la yaşanan kontrat krizi, uzun rotasyonuna yapılan Etan Thomas, Jason Collins, Josh Powell üçlüsünün eklenmesi ve Al Horford'la yapılan kontrat görüşmeleri oldu. Geçen yılki çıkışıyla uygun bir takas malzemesi haline gelen Josh Smith'in etrafında dolaşan takas dedikoduları yaz sonunda tamamen rafa kalkmış gibi görünüyor. Tıpkı, kariyeri boyunca "Chris Paul'ün önünden seçilen adam" olarak anılacak olan Marvin Williams'ın takas söylentileri gibi. Şubat'a kadar ne olacağını bilemiyorum, ama Hawks'ın asıl sorununun bunlardan biri olmadığına eminim.
Uzun zamandır gündemi meşgul eden Crawford-Hawks görüşmeleri şimdilik çıkmazda. Gelecek yaz kontratı sona erecek olan Crawford her fırsatta Hawks'ta kalmak istediğini ve kontratını şimdiden uzatmak istediğini söylese de Hawks yönetimi buna bir türlü yanaşmıyor. İki taraf da kendi açılarından gayet haklı aslında. Crawford, yeni bir kontratı hak ettiğini kanıtladıktan sonraki sezonunu kontrat görüşmeleriyle meşgul etmek istemiyor. Ayrıca JJ'ye verilen kontrattan sonra yeni bir kontrat hakettiğini de düşünüyor olabilir. Zira Hawks'ın sistemine ve rotasyonuna, tabiri caize cuk oturan Crawford geçen yıl En İyi 6. Adam seçilirken Hawks için ne kadar önemli olduğunu da kanıtlamıştı.

İşlerin Hawks kısmına baktığımızdaysa onların da bir o kadar haklı olduklarını görüyoruz. Zira Crawford Hawks'a gelmeden önce Isiah Thomas dönemi Knicks'inin kontrat fiyaskosu oyuncularından biriydi. Hawks yönetiminin düşüncesi Crawford'un geçen sezonu kontrat sezonu olarak değerlendirdiği yönünde olabilir. Geçen yıl Hawks sisteminde hep çok iyi oynayabileceğini gösteren Crawford'ın şimdi yeni kontrat imzalayıp gelecek sezondan itibaren sahada 2010'a göre daha pasif kalacağını düşünmek de bir açıdan mantıklı. İki tarafın olaya bakışlarına göre olayın sezonun ilerleyen kesimlerine bırakılmasının daha doğru olacağını düşünüyorum. Yoksa bu olay Horford'la olan kontrat görüşmeleri gibi kolayca çözülmeyecektir.

Takım

Mike Bibby-Jeff Teague-Jordan Crawford
Joe Johnson-Jamaal Crawford
Marvin Williams-Maurice Evans
Josh Smith-Josh Powell
Al Horford-Zaza Pachulia-Etan Thomas-Jason Collins

Hawks'ın en büyük avantajı oyuncuların belirtilen bölgeler dışında da rahatça oynayabilmesi. Joe Johnson 1-2-3 pozisyonlarının hiçbirinde sırıtmıyor. Jamaal Crawford da iki guard pozsiyonunda da sahada yer alabiliyor. Al Horford aynı zamanda 4 oynama kabiliyetine de sahip (Zaten 4 numarada da oynayacağı takım tarafından açıklandı). Marvin Williams ve Josh Smith forvet pozisyonlarında zaman zaman maç içinde de yer değiştirebiliyorlardı zaten.

Geçen sezona göre büyük değişiklerse Mike Bibby ve Marvin Williams'ın sürelerinde görülecek azalmalar olacaktır. Zira çaylak katili olarak anılan Woodson'dan sonra gelen Larry Drew'in Jeff Teague'ye biraz daha güveneceği açık. Jordan Crawford'ın da 2 guard pozisyonundan da biraz biraz süre alabileceğini düşünüyorum (Pre-Season'da kendini gösterdi ilk maçlarda, ayrıca Drew de ona güvendiğini gösterdi). Bunlar da yaşlanan Bibby'inin benchte daha fazla zaman geçireceğine işaret. Williams'ın sürelerinin düşmesini de Horford'un 4 numarada deneneceği açıklamasına bağlıyorum. Maç içinde Etan Thomas/Zaza-Horford-Smith üçlüsünü deneyecektir koç Larry Drew. Tam tersi olup Smith'in süreleri de düşebilir elbette. Hawks'ın rotasyonunu görmek için Kasım'ı bekleyeceğiz.
Gelecek Sezon

Hawks Play-Off'ta berbat bir görüntü vermiş ve Doğu geçen yıla göre çok daha güçlü olsa da Hawks'ın da son 2 yıldır normal sezonu epey iyi geçirdikleri bir gerçek. Magic, Heat, Celtics üçlüsünü dışarıda bırakırsak kalan sıralar için kıyasıya rekabet edeceklerdir. Pistons, Bucks, Bulls, Knicks, Nets gibi takımlar arasında geçecek mücadele en az zirve mücadelesi kadar heyecanlı olacaktır. Geçen yıldan biraz daha enerjik bir Hawks, kimse hesaba katmazken daha üste bile oynayabilir normal sezonda. İşin Play-Off kısmınıysa Larry Drew'ün sistemi ve rotasyonu belirleyecektir. Mike Woodson'ın hatalarını görme şansı oldu ve bunu düzeltebilir mi göreceğiz?

11 Ekim 2010 Pazartesi

Bucks Vites Büyüttü


Kısıtlı bir kadroyla geçtiğimiz yaz play-off yapmıştı Milwaukee Bucks ve ciddi ciddi Hawks'ı eleme noktasına dahi gelmişlerdi. İyi bir çekirdek kadrosu var yani bu ekibin. Peki rakipleri bu yaz güçlenirken onlar ne yaptı? Bence gerekli isimlere kontrat verdiler ama bunda biraz fazla cömert davrandılar. Yani bu sene yapılan kontratlar ilerde baş ağrısı olarak dönebilir bu takıma.

Off-season'a hızlı bir giriş yapan Bucks Gm'si Hammond yazın ilk takasına Golden State ile imza atıyordu. Dan Gadzuric ve Charlie Bell Warriors yolunu tutarken Warriors'un başarılı forvet oyuncusu Maggette Bucks oyuncusu oluyordu. Böylece Bucks forvet mevkiine tecrübeli bir ismi getiriyordu. Yani play-off için iyi bir yatırımdı. Maggette'in eksik yönleri de var mı? Eee evet.. Ve bu yönleri Bucks hücumunu belli dönemlerde sıkıntıyada sokabilir. Maggette çok iyi bir hücum silahı olarak değerlendirilebilir ve fiziği ile önemli işler de yapacaktır ancak set hücumlarında bencil yönü ağır basıyor bu arkadaşımızın. Bucks adına sorun teşkil edebilir bu. Ve tabi bir savunma koçu olan Skiles ile ne kadar anlaşır orası da soru işareti.

Savunma ve Skiles demişken Gooden'dan da bahsetmeden olmaz. Sürpriz bir şekilde Gooden'a 5 yıllık bir kontrat yapan Bucks, Gooden'a kariyerinin fırsatını sundu. Bucks'a açıkçası Gooden'ın önemli bir artı getireceğini düşünmüyorum. Yine tecrübe açısından iyi bir yatırım gibi gözükebilir Gooden play-off'u hedef haline almış bir takım için ancak ne diyorduk, savunma ve Skiles. İşte işin bu yönünde Maggette gibi sorun yaratan bir oyuncu olabilir Gooden.

Bucks'ın belki de bu yazın en steal hareketi neredeyse bedavaya getirdiği Chris Douglas Roberts olur. CDR aslında ligi önemli bir potansiyel ile girdi ancak Nets'te oynaması onun dikkat çekmesini önledi. Potaya gidebilen, dış şutu kısmen iyi ve gelişime açık. Ancak Bucks'ın onu verimli kullanıp kullanamayacağı asıl mesele. CDR Nets'te oynarken rotasyonda geride kalmasından dolayı koçuyla bazı problemler yaşamıştı ki Bucks forması altında da Maggette Delfino ve Michael Redd'in önüne geçmesi zor gibi gözüküyor.

Pg - B.Jennings / E.Boykins / K.Dooling
Sg - J.Salmons / M.Redd / CDR
Sf - C.Maggette / Delfino
Pf - D.Gooden / E.İlyasova / Mbah a Moute
C - A.Bogut / Brockman

Şimdi Maggette ve Gooden eklemeleri bu takıma sınıf atlatır mı bilinmez ama buna Bogut'un da dönüşü eklenince Bucks Doğu'nun tehlikeli ekiplerinden olacaktır şu kadrosuyla. Geçtiğimiz yaz Hawks'a karşı Bogut'suz mücadele eden ve pes etmeyen görüntüsüyle herkesin takdirini kazanan Bucks adına işler şu an yolunda gözüküyor. Evet şu an yolunda artık yeniden yapılanma faslını geçen ve play-off takımı statüsüne yükselen Bucks'ın Gooden'a verilen ve Maggette'nin alınan kontratı ile gelecek sezonlar için yapabileceği tek şey Jennings'in üst seviye bir basketbolcu olmasını beklemek. Golden State'e karşı 55 atması benim için açıkçası bir şey ifade etmiyordu ama play-off'larda bence kendini farkettirdi. Artık gelişimini bekleyecek Bucks organizasyonu.

Ersan açısından durumlara bakacak olursak şu ana kadar pre-season'da gördük ki Ersan benchten gelerek bu takımda önemli süreler alacak. Zaten geçen sene kendini kabul ettiren ve önemli katkılar veren Ersan sadece Bucks için değil ligin genelinde de 6.adam için adı sayılabilecek bir oyuncu olabilir bu sene.

Söylediğimiz gibi Bucks artık yapılanma işinden geçti ve şimdi ellerindeki kadroyu daha üst seviyeye nasıl taşıyabililer onu düşünmeleri gerek. Play-off'ta kalıcı olmaları önemli ki yazın yapılan hamlelerde bunu sağlamak için yapıldı. Bu sezon merakla Jennings'in performansını da merak ediyorum. Çaylak yılından sonra bakalım atılım yapıp Bucks'u ilerilere taşıyabilecek mi?

10 Ekim 2010 Pazar

Keltlerin Tek Hedefi: Şampiyonluk


Lakers karşısında seri 7.maça taşınmıştı ve kazanan şampiyonluğu alacaktı. Tek maçtı. Kimse oraya kadar geldikten sonra kaybetmek istemez elbette ki ama Celtics kaybeden taraftı bu sezon. 7.maçta belki de son periyotta şampiyonluğu ezeli rakiplerine vermişlerdi. Yaz başlangıcında önlerinde iki seçenek vardı ya kadroyu dağıtıp yapılanmaya girmek ya da mevcut kadro ile şanslarını tekrar denemek...

İkinci seçenek herkes için en doğrusu gibi görünüyordu ancak uzun rotasyonun da Sheed'in emekliliğini açıklamasının ardından akıllarda acaba yapılanma olur mu sorusu doğdu. Zaten Rivers'ın emekli olabileceği tartışılırken Pierce'da piyasasını ölçmek için 21 milyonluk kontratından vazgeçti ve serbest oyuncu statüsüne geçti. Üstüne Ray Allen'ın da biten kontratı eklenince Boston'un son yıllarda yakaladğı başarılı dönemin kapanacağını düşünüyorduk.

Ancak Doc Rivers ve Paul Pierce ile yeniden anlaşan keltler Allen'a da 2 yıllık bir kontrat verince en az 2 yıl daha buralarda olacaklarının sinyalini verdi. Allen'ın kontratı normal olsa da Pierce'ın kontratının son senesi belki canlarını yakabilir. Ancak bu imzalanan kontratlarla bile takım düzene girmemişti. Perkins'in ocak ayına kadar sürecek olan sakatlığı ve Sheed'in emekliliği ile uzun rotasyonu büyük yara almıştı. İlk olarak Jermaine O'Neal hamlesi geldi Celtics cephesinden. O'Neal'ı ihtiyçtan aldıkları bir gerçek ki muhtemelen verdikleri kontratta o yüzden olacaktır. Geçtiğimiz sezonki performansına göre bir hayli yüksek kontrata imza atmıştı zira.

Celtics yönetimi belki de şampiyonluk için duygusal yola da başvurmayı ihmal etmedi bu yaz. Kobe'nin uluslararası tv önünde Shaq'a seslenerek şampiyonluk sayısının ondan fazla olduğunu söylüyordu. Celtics yönetimi bu açıklamadan yola çıkarak hem Lakers ile efsaneleşen bir oyuncuyu kadrolarına katarken hem de Shaq gibi birinin tekrar şampiyonluk yüreği ile oynayacağını düşünüyordu. Evet bir kumar ama işe yarayabilir. Yüksek bir meblağa da gelmedi sonuçta Shaq.

Celtics yönetimi yaz boyu akılcı yöntemler ile kadrolarını koruyup takviyeler yaptılar. Bunun bir diğer örneği de Nate Robinson'a verilen 2 yıllık kontrat. Tıpkı Allen'a verilen kontrat gibi bu da 2012'de sona eriyor ve bu isimlere Garnett'te eklenince 2012 Celtics için boş bir cap ve piyasada yapılanma için önemli bir fırsat anlamına geliyor. Ayrıca Celtics şampiyonluk için bir diğer guard Marquis Daniels ile de bir yıllık bir kontrata imza attı. Ray Allen'ın arkasında da sağlam olarak duracak biri lazımdı ki bunu keltlerde görerek eski oyuncularından West ile tekrardan anlaştılar. Yani her şey yeni bir şampiyonluk için hazır konuma gelmiş durumda.


Pg - R.Rondo / N.Robinson / V.Wafer
Sg - R.Allen / D.West
Sf - P.Pierce / M.Daniels
Pf - K.Garnett / G.Davis / L.Harangody
C - Shaq / J.O'Neal / Perkins /Semih

Kadroyu yukarıda iyi-kötü değerlendirdik ve şampiyonluk için bir kurşun daha atacaklarını belirttik. Şimdi de Nba'deki yeni temsilcimiz Semih açısından kadroyu değerlendirelim. Şu sıralar pre-season maçları oynanıyor ve gayet makul süreler alıyor ancak lig başlayınca o süreleri zor bulacak bu kesin. Perkins rotasyonda önünde ancak ocak ayına kadar takımda yer alamayacağı için Semih'in bu dönemi çok iyi değerlendirmesi ve ligin ilk üç ayında verebileceği maksimum katkıyı vermesi lazım oyunda olduğu anlarda.

Evet Celtics tekrar şampiyonluk için kadrosunu kurdu ve kenetlendi. Önlerinde Miami gibi bir ekip olmasa şu uzun rotasyonu ile direk Doğu'dan Final adayı olarak gösterirdim. Ki halen de finalin önemli bir adayı konumundalar doğuda. Allen'ın performansları günlük oyunlardan ziyade performansını genele yayabilirse Celtics adına önemli olacaktır. Allen'ın performansı bence çok önemli olacak onlar için bu sezon ve tabi ki kadronun sağlam kalabilmesi...

Bobcats Hedeflerin Gerisinde


Geçen sezon play-off yapmış bir takım için olumsuz konuşmak erken olabilir ancak Bobcats'in bu yaz kadrosunun ciddi anlamda zayıfladığını düşünenlerdenim. Geçen seneyi boş geçen takımların da güçlendiğini düşününce Bobcats'in bu sene işini zor görüyorum. Yazın da neyin ne olacağı belli değildi aslında. Jordan Diaw'ı takımdan göndermek için uğraşıyordu ama takımda kaldı. Pota altında önemli bir opsiyon olan Chandler Dallas'a takas edildi ve karşılığında gelen Dampier serbest bırakıldı. Saçma bir off-season geçirdiklerini de eklemek lazım.

Şimdi öncelikle guard rotasyonuna bakalım takımda. Takımın birinci guard'ı Felton bu yz serbest oyuncu konumuna geçince Knicks'in yolunu tuttu. Felton gibi bir ismi kaybetmek belki kötü gibi gözükebilir ancak geçtiğimiz sezon bir türlü izleme fırsatı bulamadığımız, formda olduğu dönemde bile Larry Brown'un rotasyon uğruna sürelerini kısıtlı tuttuğu genç guard Dj Agustin'i artık bol bol izleyebileceğiz. Bunun dışında Clippers dönemlerinde geleceğin önemli guardları arasında gösterilen ancak sakatlığı sonrası dikiş tutturamayan Livingston gibi potansiyeli olan bir guarda imza attırarak yeniden bir şans verdiler. Livingston'un artık aradığı fırsatı bulduğunu ve değerlendirmesi gerektiğini düşünüyorum. Lige ilk geldiği yıllarda onun oyununa inanan biri olarak hala bir şeyler başarabileceğini düşünüyorum ve bunun için de Bobcats önemli bir adım olacaktır.

Bobcats yaz döneminde Tyrus Thomas'a 5 yıl 40 milyonluk bir kontrat önererek takımda tuttular. Tyrus Thomas'a verilen bu kontrat biraz fazla gibi gözüküyor kabul ama Nets'in verdiği kontratı karşılayabilmek adına bu kontratı vermek zorunda kaldılar. Ancak Thomas'ı takımda tutmalarınn ardında Larry Brown olabilir. Thomas'ın belki de başka takıma gitmesi kariyerinin sonu olabilirdi ancak şimdi Bobcats'te kalması Brown'un koçluğunda kariyeri adına önemli olacaktır.

Şimdi Bobcats'in uzun rotasyonun da bu yaz neler yaptığına bakacak olursak Tysnson Chandler Dallas'a gönderildi ve yerine Eric Dampier geldi rotasyonda. Peki ondan sonra ne yapıldı, Eric Dampier gibi birini serbest bırakarak yerine Kwame Brown ile anlaşıldı. Bobcats'in neler yaptığını anlamak gerçekten güç ama belki de rotasyona şu açıdan yaklaşmış olabilirler. Nazr, Eric ve Diop defansif yönü ön plana çıkan oyuncular. Hoş ama Kwame hücum açığını nasıl kapatabilecek o da ayrı bir soru ya neyse...

Pg - Agustin / Livingston / Crittenton
Sg - Jackson / Carrol
Sf - Wallace / Brown / McGuire
Pf - Diaw / Thomas/
C - Nazr / Kwame / Diop

Uzun rotasyonu açısından bol alternatifli bir kadrosu var aslında Bobcats ekibinin ve hazırlık maçlarında iyi süreler alan ve kadroya dahil etmediğim Darius Miles'ta var. Ancak bu uzun rotasyonunun tek eksiği hücum yönü olacak ve bu büyük eksiklerden biri. Sadece guard kısmına hücumu bırakmak bir çok maçı kafadan kaybetmek anlamına geliyor. Zaten bunun sıkıntısını geçtiğimiz sezon Orlando serisinde de gördük.

Yazıya başlarken söylediğim gibi Charlotte Bobcats zayıflayan kadrosu ve güçlenen Doğu karşısında bu sezon dikiş tutturamayabilir. Onlar adına tek avantaj başlarında Larry Brown gibi kariyeri başarılarla dolu bir koç olacaktır. Brown'un kurt yönetimi altında yine iyi işlere imza atabilirler ama play-off'u tekrardan hedefliyorsa daha sert ve istekli olmaları gerekecektir.

8 Ekim 2010 Cuma

Genç Pivotlara Övgü


Nba'de bu sezon ilk yılını geçirecek olan iki pivotumuz Semih Erden ve Ömer Aşık ile ilgili Amerikan basınında şimdiden övgü dolu sözler yazılıp çizilmeye başlandı.

Semih Erden iki gece önce Sixers maçında 24 dakika ile Celtics'te en çok sahada kalan isim olurken 13 sayı 5 ribaunt ve 2 blokla oldukça verimli bir performans sergilemişti. Bugün oynanan Nets maçından sonra açıklamalarda bulunan Semih 'Elimden geleni yapmaya hazırım. Önümde Shaq, Perkins ve Jermaine gibi kaliteli uzunlar var ve benim bu isimlerden öğreneceğim çok şey var.' diye konuştu. Ayrıca Sixers maçında heyecanını bir kenara bırakarak verimli oynamaya çalıştığını belirtti.

Semih'e özellikle aynı pozisyonda oynayan ve Nba'in renkli yüzü Shaq'tan da övgüler geldi. Semih'i kardeşi gibi gördüğünü belirten Shaq, Garnett ile beraber Semih'e öğretecek çok şeyleri olduğunu belirtti. Celtics koçu Doc Rivers'ta Semih'i yüksek basketbol bilgisi (!) konusunda öven isimlerdendi.
Ayrıca Semih gibi Chicago forması altında şu ana kadar iki maça çıkan Ömer'de övgü alan isimler arasında. Nba.com'da yazılan ve iki pivotumuzu öven 'Genç Türkler Yardıma Geldi' başlıklı makalede de Bulls Gm'sinin Ömer hakkında şu sözleri bulunuyor. 'Ömer'in NBA'de çok parlak bir geleceğinin olduğunu düşünmemizi sağlayan en büyük neden yeteneği ve karakteri. Ömer, çalışma ahlakı en üst düzeyde olan harika bir çocuk. Sürekli öğrenmek istiyor ve kendisini geliştiriyor. O yüzden bu ligde başarılı olacağına inanıyorum.'

7 Ekim 2010 Perşembe

Şampiyonluk Büyüsü


2009'da Hidayet'in de katkılarıyla finale kadar yükselen Magic'de geçtiğimiz yaz Hedo takımdan ayrılırken Carter takıma katılan isimdi ve bu sefer hedefler daha yüksekti. Ancak evdeki hesap çarşıya uymadı ve doğu finaline kadar çok çok rahat gelmelerine karşın karşılarına Celtics gibi bir ekip çıkınca sudan çıkmış balığa döndüler.

Orlando'nun artık şampiyonluk istediği herkesçe biliniyor. Celtics'ten sonra Doğu'da LeBron'un da takımdan ayrılacağı kesinken mutlak güç olmayı bekliyorlardı ancak Heat'in üçlü koalisyonu kurması onların bu planlarını bozdu ve şimdi final için zorlu bir Doğu Konferansı'ndan geçmeleri gerekiyor. Aslında buna inceden de tepkililer. Nba Medya Günü'nde gerek Carter gerek Stan Van Gundy ve gerek Gm Otis Smith Miami'nin kağıt üzerinde üstün olduğunu esas oyunun parkede oynanacağını söyleyerek maydan okudular.

Şimdi bu yaz ne yaptı Magic? Öncelikle geçen yıl Hidayet'i kontrat bitiminde takımda tutamamışlardı. Bu sezon da Reddick ve Barnes gibi rotasyonda katkı sağlayan önemli oyuncuların kontrat senesiydi. Bu iki oyuncu il anlaşılacak mı yoksa takımdan ayrılacaklar mı merak konusuydu. Özellikle takıma Miami'den Q.Rich'in katılması ve Bulls'un Reddick'e çok ciddi bir teklifle gitmesi Reddick'in takımda kalma ihtimalini azaltıyordu. Üstüne Magic'in salary cap sınırında olması ve Reddick'e ödeyeceği kontratın aynısını da Nba Yönetimine ödeyeceği için parasal açıdan da sorun olarak gözüküyordu ancak herşeye rağmen Reddick takımda tutuldu. Barnes konusunda ise takım o kadar da ısrarı olmadı ve Barnes Lakers'ın yolunu tuttu.


Takıma gelen isimlere bakacak olursak guard rotasyonuna Duhon geldi. Kadroda zaten Nelson ve J-Will vardı. Üstüne bir de Duhon'u almak mantıksız olabilir ama kendi şutunu yaratabilmesi ve dış şutlarıyla Magic hücumlarına da alternatif üretebilecek kapasitede olması onun artı yönleri. Magic'in şutörleri yücelten sisteminde Richardson'un da sorun çekeceğini sanmıyorum. Richardson ayrıca takımda her türlü role de ayak uyduracak birisi. Yeri gelir savunma yapar yeri gelir ribaunt alır yeri gelir hücumda etkili olur.

Pg - Nelson / Duhon / J-Will
Sg - Carter / Reddick
Sf - Pietrus / Q-Rich
Pf - Lewis / Anderson / Bass
C - Howard / Gortat

Evet artık Orlando için dediğim gibi şampiyonluk baş hedef ancak hücumda Howard artı dört kısa kimi zaman ters tepebiliyor. Zaman zaman hücumda çeşitli varyasyonlara da girmeleri şart. Miami'ye karşı iddialı açıklamalarda bulundular ve şampiyonluk için oldukça iddialı açıklamalarda bulundular. Şimdi herkes merakla sahada neler yapabileceklerini merak ediyor, bekliyor. Aslında kadroya da bakacak olursak hemen hemen her pozisyonda gerek ilk beş gerekse benchten gelecek isim anlamında kaliteli isimler var ve Doğu'da yine başa güreşen takımlardan biri olacaktır Magic.

5 Ekim 2010 Salı

Kaan Mert's Fantasy Basketball

Sezon başlıyor. Yahoo'da bloga özel fantasy basketbol oyunu açtım. Katılmak isteyenler aşağıdan yorumla yada özelden bana ulaşsınlar ki bilgileri vereyim. 12 takımlı olacak lig ve draft tarihi de ligin başlamasından hemen önce 24 Ekim Pazar 22.00'da olacak.

4 Ekim 2010 Pazartesi

Sarı Lacivert Geceler


Indıana Danny Granger'ın varlığı ile Doğu'da play-off kovalayan ancak hiç bir zaman istediğini elde edemeyen bir ekip görünümündeydi. Uzun rotasyonu genç ve dinamik olan bunun yanında Murphy gibi bir ismi de barındıran Pacers'ta guard eksikliğinden dolayı arzulanan hedeflenen sonlar gerçekleşmiyordu.

Bu yaz gördük ki Pacers'ta değişim resman başladı. Draftta seçtikleri üç isim uzun rotasyonu için olunca Murphy için kapılara aralanmıştı. Ve aranan takas 4 takımın gidiği bir takas sonucunda bulundu. Murphy'yi Nets'e gönderen Pacers karşılığında Hornets'ten Collinson ve Posey'i alıyordu.

Şimdi Collinson'u şu kadroya katmak başarıdır. Collinson ile Pacers 3-4 yıla hatta belki de daha kısa bir zaman diliminde üst sıraları hedefleyen ciddi bir takım görünümüne bürünebilir. Zira Collinson geçen yıl Paul'un sakatlığında gösterdi ki en az Paul kadar yetenekli ve saha görüşü iyi olan bir guard. Onun kendini geliştirip kimliğini bulmasıyla Pacers'ın önü daha da açılacaktır. Yanında gelen Posey'de her güzelde bir kusur var sözünü doğruluyor. Collinson ile on numara hamle yapmış olan Pacers bu yenileme çabaları arasında Posey'in son sene kontratı ile uğraşacak. Belki kontrat senesidir oynar umuduyla izleyeceklerdir.

Pg - Collinson / Tj Ford
Sg - Rush / Jones / Lance
Sf - Granger / Dunleavy / George
Pf - Hansbrough / McRoberts / Posey
C - Hilbert / Foster / Rolle

Eh kimse şu kadrodan zaten önemli başarılar beklemiyor. Ancak beraber oynayıp bir-iki sene şöyle pişmeleri halinde can yakacak seviyeye ulaşabilirler. Zaten Hansbrough ve Hilbert gibi iki önemli potansiyeli olan genç uzunları varken Granger ve Collinson gibi guard-forvet ikilisine sahip olmakta oldukça önemli. Bunun yanında Granger'ın arkasından Dunleavy gibi biri gelecek ve skor açısından sorun yaşayacaklarını düşünmüyorum. Posey'de gerek hücumda katkıları gerekse yaşlanamsına rağmen savunmadaki sezgileri ile artı puanlar getirecektir takıma.

Bu sezon draft edilen Magnum Rolle ve Paul George'dan ayrıca ümitliyim Pacers adına. George zaten sırasına göre gelişim göstermesi beklenen bir oyuncu ama Rolle steal bir sçeim olmuş olabilir. Pacers'ın bu seneki hedefi alabileceği kadar galibiyet almak, takımın birbirine uyum sürecini çabuk atlatması, doğru ve düzgün basketbolu sahaya yansıtmaya çalışmak olmalı. Küçük bütçeli isen ayağını yorganına göre uzatıp hedeflerini de ona göre belirleyeceksin. Pacers bir iki sene şu kadro kemiğini bozmadan giderse bazı şeyler canlanabilir şehirde.

Nba Media Day: Güneybatı






3 Ekim 2010 Pazar

Bulls'a Boozer Şoku


Bu yazın en önemli hamlelerinden birini yaprak Boozer'ı kadrosuna katan Bulls'a kötü haber geldi. Boozer'ın sağ elinde kırık tespit edildiği ve ameliyat olacağı öğrenilirken yaklaşık 2 ay kadar basketbol oynayamayacağı öğrenildi. Yani bu demek oluyor ki Boozer ligin ilk bir ayını kaçıracak ve Aralık başı gibi takımdaki yerini alacak. Boozer'ın sakatlanması kötü ve üzücü bir haber ama uzun rotasyonunda Boozer gibi birinin eksikliğinde Ömer biraz olsun fazla süre de bulabilir.

Devrim Çocukları

3 yıl önce Durant draft edildiğinde Seattle Supersonics için gelecek parlak gözüküyordu. Oklahoma'ya taşındılar, bir şehri basketboldan uzak bırakırken basketbola aç bir şehri arkalarına aldılar. Durant'ın ardından Westbrook ve sonrasında da Harden'in takıma eklenmesi ile korkutucu bir jenerasyon oluşmaya başladı.

Her sezon üstüne biraz daha koyan ve tecrübelenerek ligde önemli işler yapmaya başlayan Oklahoma City geçtiğimiz yılın şampiyonu Lakers'a karşı play-off ilk turunda oynadığı basketbolla takdir toplamış ve ilerisi için umut vermişti. Draft gecesini hareketli geçiren Thunder bir takasa imza attı ve yine başarılı oyuncu seçimleriyle geleceğe yatırımını sürdürdü.

Draft gecesi yaptığı takasa bakacak olursak 32.sıra draft hakkını Heat'e veren Thunder hem 14 sıra öne fırlayarak 18.sıranın sahibi oluyor hem de All-Star 3 sayı yarışması şampiyonu apoleti bulunan ve Westbrook'un arkasında oynayabilecek şutlarıyla etkili olabilecek Daequan Cook'u kadrolarına katıyorlardı. Draft başlamadan karlı bir takasa imza atan Thunder draft süresince de hareketli takım oluyor ve Hornets'in 11.sıra seçimi Cole Aldrich'i takasla kadrosuna katıyordu.


Cole Aldrich pivot pozisyonu için Thunder'a oldukça ideal bir oyuncu. Belki ilk sene Kristic ve Aldrich dönüşümlü oynayacaklar ancak bir iki sene içinde Aldrich'in gelişimi ile ilk beşi alacağına garanti verebilirim. Draftta hareketli takımdı dedik Thunder için ki beş yeni oyuncu ile imzaladılar. Şu an ideal kadroyu nasıl kuracaklar bilmem ama ellerinde 18 kişilik bir kadro var. Belki bu sene bir iki çaylak gelişim ligine gidebilir ama bir kaç sene içinde Durant-Westbrook-Harden-Green dörtlüsüne arkadan gelecek gençlerin de katkıları ile çok tehlikeli takım olacaklar.

Pg - Westbrook / Maynor
Sg - Harden / Sefolosha / Cook
Sf - Durant / Petterson
Pf - Green / Collinson / Ibaka
C - Kristic / Aldrich

Daha şu potansiyel kadro dışında 6 tane daha isim var takım kadrolarında. Gerçi şu takımla bile bu sezon tehlikeli işler yapabilirler. Gençlerin yanında Kristic gibi Mo-Pete gibi iki tecrübeli ismin bulunması da artı avantaj olacaktır. Geçtiğimiz sezonu sayı kralı olarak tamamlayan Durant ise kendince mükemmel bir yaz geçirerek ligde artık iyice korkulması gereken bir oyuncu olduğunu gösterdi ve artık iyi den iyiye takım oldular. Özellikle bu yaz ona verilen maksimum kontratta takımın ona ne kadar güveniyor bunun bir göstergesi oldu. Thunder gelecek sezon, play-off'ta bir üst turu görmek isteyecektir. Son üç sezonda hep bir önceki sezonun üzerine koyarak gittiler ve şimdi geçtiğimiz yıldan tecrübeli bir takım olarak başarı çıtasını yukarı taşımayı hedefliyorlar. Bunu da başaracaklardır...

Nba Media Day: Pasifik








Dinazorların Çağı Bitti


Zamanında Carter'ın yok pahasına gidişinden sonra takıma gelen bir diğer süper yıldız Bosh'ta kontrat süresinin sona ermesinin ardından takımında kalmadı. Toronto seyircisi yine hüzünlü bir yaz geçirmiş oldu. Belki Hidayet'in takımdan ayrılmasını bir mutluluk kaynağı olarak görebilirler ama emin olsunlar biz de olaya mutlulukla bakıyoruz.

Sezon içinde zaten fazlasıyla çalkantılı dönemler geçiren ve coach'lığından sonuna kadar şüphe edeceğimiz Triano'nun yönetimi ile birşeyler yapma çabasında olan Raptors'un play-off vizesini kaybetmesinin ardından Bosh'un takımdan ayrılacağına garanti gözüyle bakılıyordu. Aslında burada suç birazda Colangelo'nun. Bir türlü onun etrafında şekillendireceği bir kadroyu kuramadı. Hidayet'e verilen kontrat da dahil olmak üzere bir çok garipsenecek kontrat verdi. Yani Raptors dönemi onun kariyeri açısından üst seviye bir iş olarak sonuçlanmadı.

Bosh'un yok pahasına gitmesinin ardından Hedo ve Calderon'u da takımdan yollayabilmek için bir takas planlandı. Ancak son anda Jordan'ın takası veto etmesi ile Calderon takımda kalırken takas Hedo&Barbosa üzerine oldu. Hidayet'in geçtiğimiz sezon çok kötü bir performans sergilediği doğru ancak başındaki coach'ın da burada büyük suçu vardır.


Şimdi Amir Johnson'a verilecek cidden komik bir kontratla başlıyoruz. Bosh'un ayrılmasından sonra Johnson'a 5 yıl 34 milyon dolarlık bir anlaşma sundular. Peki sonuç ne oldu Colangelo Johnson ailesinin yaşamını garantiye almış oldu bu kontratla. Amir Johnson'u Detroit dönemlerinden beğenirim. Fırsatçı ve savaşçı bir oyuncuydu ancak istatistiksel bakımdan ortalamaları çok düşük bir adama bu kontratı vermek bol keseden para saçmaktan başka bir şey değildir.

Biraz da Barbosa'dan bahsedelim. Hidayet takasında takıma kim dahil olsa sevinebilecek durumdaydı Toronto seyirisi. Barbosa'nın gelişi de onlar adına güzel bir hamle oldu aslında. Gerek ilk beş başlayıp sorumluluk alabilir gerekse benchten gelip Suns'ta yaptığı gibi oyuna aktive olabilen biri bu takım için önemlidir. Ancak Barbosa'nın gelişi ile geçen sezon yaptığı çıkışla beğeni toplayan DeRozan'ın süreleri kısalmaz.

Geçtiğimiz sezonu Olympiakos'ta tamamlayan Kleiza ile de anlaşan Raptors Bosh'tan sonra en azıdan uzun rotasyonunu da kontrol altına almaya çalışıyor. Avrupa basketbolunda geçtiğimiz sezon yıldız olan Kleiza iki sezon önce Denver'da da benchten gelerek önemli işler yapıyordu. Yani formunu sürdürmesi halinde her türlü Raptors'a katkı sağlayabilecek bir oyuncu.

Pg - Calderon / Jack
Sg - DeRozan / Barbosa
Sf - Kleiza / Weems
Pf - Johnson / Andersen / Davis
C - Bargnani / Aliabi / Dorsey

Kadroya bakacak olursak Raptors'un hiç bir oyuncusu belli bir seviyeyi atlayabilmiş oyuncu değil. Belki Calderon olabilir ama onun da belki sezon içinde bir takasla takımdan gönderilmesini bekliyorum. Bargnani'nin 4'ten kırma 5 oynatılma ısrarları sürerse pota altında bol bol tecavüze uğrayabilirler. Buna rağmen skorerlerin en azından şu takıma göre iyi olması sezon içinde fazladan 4-5 galibiyet getirebilir. Ancak şu kadrosuyla gelecek sezon çok umutlanmamaları gerekecek elbette özellikle...

Taurasi !!


Şu kadına Fener forması giydirmek bile büyük başarıyken kendisi Fenerbahçe için bu sezon ter dökecek. Wnba'in yıldızı olan ve kadın basketbolunda alabileceği her türlü kupa ve ödülün sahibi olmuş birini izlemek büyük keyif olacaktır bizler için... Taurasi'li Fenerbahçe'yi merakla bekliyoruz.
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...